Üniversite Yeni Harç Miktarları

18 Ağustos 2009 Yazan kpssci  
Kategori Serbest Kürsü

Buna göre, normal öğretimde en yüksek öğrenci katkı payını, 591 TL olarak tıp fakültesi öğrencileri ödeyecek. Türkçe öğretim yapılan tıp fakültelerinde 591 TL olarak belirlenen katkı payı, İngilizce öğretim yapılan tıplarda iki katı ödenecek. Kamuoyunda “gece öğretimi” olarak bilinen ikinci öğretimdeki öğrencilerden ise 770 TL ile 4 bin 268 TL arasında katkı payı alınacak. Üniversite öğrencilerinin, 2009-2010 öğretim yılında normal ve ikinci öğretim için ödeyecekleri katkı payları ve ödeme esaslarını belirleyen Bakanlar Kurulu kararı Resmi Gazete’de yayımlandı.

Öğrenci katkı payları tıp fakültesinde 591, devlet konservatuvarında 589, diş hekimliği ve eczacılık fakültelerinde 494, veteriner fakültesinde 386, hukuk fakültesinde 313, fen-edebiyat ve iletişim fakültelerinde de 284 TL olarak belirlendi. En düşük katkı payını ise 71 TL ile açık öğretim fakültesi öğrencileri ödeyecek.

-İKİ TAKSİTTE-

Öğrenci katkı payı iki eşit taksitte ödenecek. İlk taksit eğitim öğretim yılı başında kayıt olma ve yenileme sırasında, ikinci taksit ikinci yarı yıl başında kayıt yenilenirken, yarıyıl sistemi uygulanmayan eğitim programlarında ise Şubat ayında kayıt yenileme sırasında ödenecek.

Lisans üstü öğrenime kayıtta da aynı esaslar geçerli olurken, lisansüstü öğrenim yapan araştırma görevlilerinden öğrenci katkı payı alınmayacak. Ancak, vakıf üniversitelerinde çalışıp devlet üniversitelerinde lisansüstü eğitim yapan öğrenciler ile ikinci öğretimde lisansüstü eğitim yapan öğrenciler katkı payı ödeyecek.

-ÖDEMEYENE AF YOK-

Üniversiteye bu yıl kaydolacak ve katkı kredisi almak için başvurduğunu belgeleyenlerden, kayıt sırasında birinci taksit katkı payı alınmayacak. Katkı kredisi başvurusu olumsuz çıkanlar ise, katkı payının tamamını ikinci taksit döneminde ödeyecek.

Öğrenim ücretlerinin birinci taksitini ödemeyenlerin kayıtları yapılmayacak ve yenilenmeyecek.

İkinci taksitlerini ödemeyen öğrencilere ise, bir aylık ek süre tanınacak. Bu süre içerisinde de öğrenim ücretini kanuni faiziyle birlikte ödemeyen öğrencinin yükseköğretim kurumu ile ilişkisi kesilecek.

-KAYIT DONDURAN ÖDEMEYECEK-

Öğrenci katkı payları, ders sayısı ve yarı yıl süresine göre hesaplanmayıp yıllık olarak alınacak. Ancak, disiplin cezası alanlar hariç, yarıyıl sistemi uygulanan eğitim programlarında en az 2 yarı yıl, yıl esası uygulananlarda ise en az 1 öğrenim yılı süre ile kayıtlarını donduran öğrencilerden, kayıt dondurulan yıl için katkı payı alınmayacak.

Kayıt dondurulan süre ile ilgili olarak daha önce ödenmiş olan katkı payları varsa bu miktar iade edilmeyecek.

-MEZUN OLAMAYANLAR-

Hazırlık sınıfı veya yabancı dil geliştirme programı dışında, ön lisans veya lisans düzeyindeki yükseköğretim programlarından, normal öğrenim süreleri içinde mezun olamayanlardan öğrenci katkısı birinci yıl için yüzde 50, müteakip yıllar için yüzde 100 fazlasıyla alınacak.

Mezuniyet veya staj durumunda olup da öğrenimleri 1 yıl sonraya sarkan öğrenciler ise, ilk yarı yılda mezun olmaları halinde ikinci yarıyıl için katkı payı ödemeyecek.

İkinci öğretimdeki öğrencilerden süreleri sonunda mezun olamayanların öğrenim ücretlerinde herhangi bir artış yapılmayacak.

-ŞEHİT ÇOCUKLARINDAN ALINMAYACAK-

Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu, Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun, Yurt Dışında Görevli Personele Nakdi Tazminat Verilmesi ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun, Uçuş, Paraşüt, Denizaltı, Dalgıç ve Kurbağa Adam Hizmetleri Tazminat Kanunu ve Terörle Mücadele Kanunu kapsamındaki görevlerini ifa ederken hayatını kaybedenler, Terörle Mücadele Kanunu kapsamındaki maluller ile İstiklal Madalyası Verilmiş Bulunanlara Vatani Hizmet Tertibinden Şeref Aylığı Bağlanması Hakkında Kanun kapsamında şeref aylığı alanların çocuklarından öğrenci katkı payı alınmayacak.

mynet

Yarımağan’dan Yeni Öss Açıklaması

22 Temmuz 2009 Yazan kpssci  
Kategori Serbest Kürsü, Öss

2010 Öss sınavında yeni sistem uygulanacak diye duyumlar almaya şimdiden başladık. Bu aralar Yök’ün gündeminde Öss sınav sisteminin değiştirilmesi var. Aldığımız duyumlara göre öss sınavı 2010 yılında tamamen değişecek ve yerine yepyeni bir sistem getirilecek. Yeni sistemle ilgili değişiklikleri okudum ve baya güzel bir sistem yapıldığını düşünüyorum. Yeni sistemin nasıl işleyeceğini burda yazılan yazıdan öğrenebilirsiniz. Beni en çok sevindiren haber ise İmam Hatip Lisesi mezunlarının mağduriyetinin ortadan kaldırılması oldu. Uzun süredir üniversite yüzü göremeyen İHL mezunları artık yeni sistem ile istedikleri üniversiteye gitme hakkına sahip olacaklar.

YENİ AÇIKLAMA:

YARIMAĞAN AÇIKLIYOR

İlk sınav Nisan ayında yapılacak. İkinci sınav ise Haziran’da…

İLK SINAV NASIL OLACAK?
Bu sınav toplam 160 sorudan oluşan ve süresi de 160 dakikadan oluşan bir sınav olacak. Buradaki testler ortak müfredata dayalı testler olacak. Yani tüm okul ve alanlarda okutulan derslerle alakalı olacak.  Tek soru kitapçığı, tek cevap kağıdı kullanılacak. Bu sınav bugüne kadar yapılan sınavlardan farklı bir sınav olmayacak. Bu sınav sonucunda 6 tane puan türü oluşturulacak. Bilindiği gibi daha önce 3 puan türümüz vardı.

3 taban puanı olacak. 2010′da Taban  1 puanı 105 olacak.  Puan aralıkları da değiştirildi. Önümüzdeki yıl puanlar 100-500 arasında hesaplanacak. Bu puanlar sonucunda 3 taban puanı belirlenecek. Biri önlisans taban puanı, üçüncü puanları; lisans puan türlerini tercih edebilecekleri puan türü olacak. Taban puanlar çnümüzdeki sonbaharda açıklanacak.

İKİNCİ SINAV TARİHİ TESTLE BELİRLENECEK

  • İkinci sınav, yapılacak testler sonucunda Haziran ayının 2. yarısında bir veya iki haftasonunda yapılacağı netleşecek.
  • İkinci sınav sonrasında 4 puan türü oluşturulacak….
  • Yabancı dil sınavında soru sayısı 100′den 80′e indirildi…
  • Taban puanlar henüz belirlenmedi…
  • Lisans programları ikiye ayrılıyor…


MESLEK LİSESİLERE SINAV TERCİHİ

  • Meslek liselilere okumadıkları derslerden sınava tabi tutulmamak için birinci sınav sonuçlarına göre tercih yapabileceler.
  • Ortaöğretim başarı puanlarında değer aralığı değişti.
  • Önümüzdeki yıl alınabilecek en yüksek başarı puanı 575 ve 605 olacak.
  • Sınavsız geçişle ilgili ÖSYM’nin şu anda bir çalışması yok.
  • Daha zor sorular olmayacak. Müfredatla paralel olacak
  • Amacımız şans faktörünü ortadan kaldırmak…

(Haber 7 )

ÖSS tamamen değişti!

ÖSYM Başkanı Prof. Dr. Ünal Yarımağan, Yükseköğretime Geçiş Sınavı’nın (YGS), nisan ayının ilk yarısında, Lisans Yerleştirme Sınavı’nın da (LYS) haziran ayının ikinci yarısında bir ya da iki hafta sonunda yapılacağını bildirdi.

Üniversiteye girişle ilgili yeni sistemin ayrıntılarını anlatmak üzere YÖK’te basın toplantısı düzenleyen Yarımağan, daha önce alınan 2 aşamalı sınav sistemi kararı doğrultusunda, birinci aşama sınavı olan YGS’nin nisan ayının ilk yarısında yapılacağını bildirdi. Yarımağan, sınavda Türkçe, temel matematik, sosyal bilimler ve fen bilimler testleri uygulanacağını belirterek, ”Buradaki testlerin niteliği, ortak müfredata dayalı testler olacak. Yani tüm okul türleri ve alanlarda okutulan derslerle ilgili sorular sorulacak. Aynen bugün, 2009 yılındaki sınavdaki ilk dört testte olduğu gibi” dedi. Yarımağan, sınavda, tek soru kitapçığı ve tek cevap kağıdı kullanılacağını belirtti.

YGS sonucunda altı puan türü oluşturulacağını anlatan Yarımağan, daha önce Sayısal-1, Sözel-1, Eşit Ağırlık-1 olmak üzere üç puan türü olduğunu hatırlattı. Yarımağan, YGS-1 ve YGS-2′nin Sayısal-1 yerine, YGS-3 ve YGS-4′ün Sözel-1 yerine, YGS-5 ve YGS-6′nın da Eşit Ağırlık-1 yerine kullanılacağını kaydetti. Yeni puan türleri arasındaki farka da değinen Yarımağan, YGS-1′de temel matematiğin, YGS-2′de de fen bilimlerinin ağırlıklı olacağını ifade etti. Yarımağan, ”2009′da Sayısal-1 ile girilen programların bir kısmına YGS-1 ile girilecek, bir kısmına da YGS-2 ile girilecek” diye konuştu. YGS puanlarının değer aralıklarını anlatan Yarımağan, her puan türündeki puanların en küçüğünün 100, en büyüğünün 500 olan puanlar olarak hesaplanacağını söyledi. Bu sınavda elde edilecek puanlar sonucunda üç taban puan olacağını belirten Yarımağan, ”Bir tanesi Önlisans Taban Puanı-1… Bu taban puanını geçen adaylar önlisans programları ile açık öğretim programlarını tercih edebilecek, bu seneki 145′in karşılığı. İkinci bir taban puan adaylara, ikinci aşama sınavlara katılma hakkı sağlayacak. Üçüncü taban puan da lisans programlarını tercih etmek için kullanılacak” dedi. Yarımağan, YÖK Genel Kurulu’nun taban puanların daha sonra belirlenmesi kararını aldığını anımsatarak, taban puanların en geç sonbaharda 2010 ÖSYS Kılavuzu’nda açıklanacağını bildirdi.

İKİNCİ AŞAMA SINAVI (LYS)

LYS’nin Haziran ayının ikinci yarısında bir ya da iki hafta sonunda yapılacağını belirten Yarımağan, bunun yapılacak kamuoyu araştırmasıyla, adaylara uygulanacak anketler sonucunda belirleneceğini kaydetti.

Yarımağan, LYS’de matematik, fen bilimleri, edebiyat, coğrafya, sosyal bilimler ve yabancı dil sınavının uygulanacağını ifade ederek, testler için ayrı soru kitapçıklarının kullanılacağını, cevap kağıtlarının ise ortak olacağını belirtti.

2010 Öss Sınav Sistemi Sizce Nasıl? Ankete katılmak için tıklayın

……………………………………………………………………………………………..

ÖSS’de “açık uçlu” sorular geliyor
ÖSYM’nin YÖK’e önerisine göre üniversiteye giriş sınavı 2010 yılından itibaren iki aşamalı hale gelecek. 2011′den itibaren adaylar tüm test alanlarından açık uçlu soruları yazılı cevaplayacak. ÖSYM Başkanı Prof. Dr. Ünal Yarımağan, geçtiğimiz hafta gerçekleştirilen YÖK Genel Kurulu toplantısında önerdiği yeni ÖSS sistemiyle ilgili bilgi verdi. Yarımağan, üniversiteye giriş sınavında 2010 yılından itibaren iki aşamaya geçilmesini öngördüğünü bildirdi.

Sınav 4 oturumda yapılacak
Temel nitelikteki ilk aşamanın başarılması halinde ikinci aşamaya geçileceğini ve ikinci aşamanın cumartesi-pazar günleri olmak üzere iki haftada toplam dört oturumda tamamlanacağını anlatan Yarımağan, adayların bu oturumlarda Matematik, Edebiyat, Fen ve Sosyal test alanlarından soruları yanıtlayacaklarını ifade etti.
Yarımağan, “Bu oturumlarda yapılacak sınavlar, bizim bugün yaptığımız ÖSS’nin ikinci kısmındaki testlerin, örneğin Matematik-2 testinin daha geniş bir biçimi olacak. Yani 30 soru sorduğumuz Matematik-2 testi, bir oturumda yapılacak ve tabii ki hem verilecek süre artacak hem de soru sayısı. Örneğin, 100 veya 120 ya da 150 soru yöneltelim diye düşünüyoruz” dedi.

Yazılı cevap dönemi
Yarımağan’ın önerisinin YÖK tarafından kabul edilmesi halinde, 2010 yılında başlayacak iki aşamalı yeni sınavda, bir süre sonra adayların “yazılı” cevaplamaları gereken “açık uçlu” sorular da yöneltilmeye başlanacak. Yarımağan, “Daha ileriki aşamada, soruların bir kısmı açık uçlu olacak. Açık uçlu sorular bölümünde, adaylara küçük küçük sorular yöneltiyorsunuz ve aday cevabını yazıyor. Makineyle değil, insan eliyle değerlendiriyorsunuz” diye konuştu.

Açık uçlu sorular tüm derslerden gelecek
Hangi test alanlarından açık uçlu sorular yöneltileceği sorusuna Yarımağan, “Tüm derslerden olacak. Yani bütün sınav test biçiminde olmayacak, bazı sorular açık uçlu olacak” karşılığını verdi. Yarımağan, şöyle devam etti:
“Çünkü, test sınavları eğitimi olumsuz etkiliyor, öğrencilerin belli yetenekleri gelişmiyor. Bütün sınavları test yaparsanız, öğrenci belirli düşünce kalıpları arasında kalıyor, sentez yetenekleri gelişmiyor. Bütün dünya bunu yapıyor. Bizim de yavaş yavaş o yöne gitmemiz lazım. Tabii bu ‘yazılı cevap’ kısmı işin daha sonraki aşaması.”

Uzun cevap istenmeyecek
Açık uçlu sorulara verilecek yanıtların nasıl değerlendirileceğinin sorulması üzerine Yarımağan, şunları söyledi:
“Öyle çok uzun cevap gerektiren sorular sorulmuyor. Küçük küçük sorulardan oluşuyor. Test sorusu gibi fakat altında şıklar yok. Sonucu aday bulacak. Bu durumda öğrencinin kağıdını, adını gizleyerek, bilgisayar ortamına aktarıyorsunuz. Birkaç yüz hocayla da anlaşma yapıyorsunuz. Her adayın sorusunu iki hocaya veriyorsunuz, değerlendirme talimatı doğrultusunda, onlar değerlendiriyorlar.”
Yarımağan, iki aşamalı sınav sisteminde, yabancı dil sınavının ayrı bir oturumda yapılacağını açıkladı.

2009′daki değişiklikler
ÖSS’de 2009 yılında yapılması düşünülen değişikler arasında ise ağırlıklı ortaöğretim başarı puanının hesaplanmasında okulun başarısının etkisinin azaltılması, adayların mezun oldukları bölümlerle ilgili ya da ilgili olmayan alanlar arasındaki katsayı farkının daraltılması bulunuyor.
Mevcut uygulamada, adayların üniversiteye yerleştirme puanları hesaplanırken, okulun ÖSS’deki başarısı da göz önünde bulunduruluyor ve bu durum ‘ağırlıklı ortaöğretim başarı puanı’ olarak isimlendiriliyor. Şu andaki sistemde, yerleştirme puanları hesaplanırken okulun başarısı yüzde 21, sınavdaki başarı da yüzde 79 oranında etkili oluyor.
YÖK Genel Kurulu, 2009-ÖSS ve daha sonraki yıllarda geçerli olacak modeli 29 Ocak 2009′da yeniden görüşecek.

kaynak: paucafe

Kpds Sınavı Yeni Sistem Nasıl Olacak?

17 Haziran 2009 Yazan kpssci  
Kategori Serbest Kürsü, İş İlanları

ÖSYM Başkanı Prof. Dr. Ünal Yarımağan, dil sınavını artık, bütün dünyada uygulanan ve uluslararası geçerliliği bulunan ”TOEFL” düzeninde gerçekleştirmeyi hedeflediklerini belirtti. Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM), genellikle yabancı dil tazminatından yararlanmak isteyen kamu personeli ile yurt dışında görevlendirilecek memurların ve diğer görevlilerin katıldığı Kamu Personeli Yabancı Dil Bilgisi Seviye Tespit Sınavı’nın (KPDS), TOEFL gibi yapılması amacıyla hazırladığı projenin onayı için Maliye Bakanlığına başvurdu.

ÖSYM Başkanı Prof. Dr. Ünal Yarımağan, dil sınavını artık, bütün dünyada uygulanan ve uluslararası geçerliliği bulunan ”TOEFL” düzeninde gerçekleştirmeyi hedeflediklerini belirtti.

Bu amaçla hazırladıkları projeyi, bütçe boyutu da bulunduğu için Maliye Bakanlığına sunduklarını bildiren Yarımağan, 15-20 milyon TL’ye mal olacak projenin maliyetini kendi kaynaklarından karşılayacaklarını ifade etti. Yarımağan, ”Birkaç yıl sürecek bir harcama olacağı için yatırım projesi açılması gerekiyor. Kural böyle olduğu için Maliye Bakanlığının onayından geçmesi lazım” dedi.

-”YABANCILARDAN DİL BİLİM HİZMETİ ALINACAK”-

Proje kapsamında yabancılardan ”dil bilim” hizmeti alınacağını ifade eden Yarımağan, ”Soruların hazırlanması, soru bankasının oluşturulması, soru türleri, sınıflandırma gibi konularda İngilizce, Fransızca ve Almanca dillerinde yabancı kuruluşlardan hizmet alacağız. Ayrıca donanım var, makine teçhizat, bilgisayar ihtiyacı var. Onların maliyetleri de çıkarılıyor” diye konuştu.

Projenin 3 yıl süreli olduğunu belirten Yarımağan, onaylanması halinde 3 yıl içinde çalışmaların tamamlanacağını ve uygulamaya geçileceğini söyledi. Yarımağan, proje onaylanır onaylanmaz ”dilbilim hizmet ihalesine” çıkacaklarını bildirdi.

KPDS’ye giren aday sayısı daha fazla olduğu için ilk aşamada proje kapsamında bu sınavın TOEFL gibi yapılmasını planladıklarını belirten Yarımağan, proje uygulamaya girdiğinde, Ankara, İstanbul ve İzmir’de bu amaçla hazırlanacak binalarda adayların sınava katılacaklarını ifade etti. Yarımağan, ”Bu binalarda aynı anda yaklaşık bin kişiye sınav yapacak bir kapasite oluşturacağız” dedi.

Sınavın talebe göre haftada bir veya birkaç kez yapılabileceğini ifade eden Yarımağan, adayların belli günlerde yapılacak sınavlara TOEFL’da olduğu gibi istedikleri zaman ve ücret karşılığında girebilecekleri kaydetti.

-KONUŞMA VE YAZMA BECERİLERİ DE ÖLÇÜLECEK-

Yarımağan’ın verdiği bilgiye göre, proje uygulamaya girdiğinde, halen gramer ve ”okuduğunu anlama” sorularının bulunduğu KPDS’de adayların konuşma ve yazma becerileri de ölçülecek. Sınav bilgisayarla gerçekleştirilecek ve adaylar kulaklıktan sesli olarak yöneltilen soruları da yanıtlayacaklar. Adaylar, bazı sorulara konuşarak yanıt verecekler ve belli konularda metin de yazmaları istenecek.

TOEFL (Test of English as a Foreign Language), ana dili İngilizce olmayanların İngilizce’sini ölçmek amacıyla merkezi ABD’de bulunan Educational Testing Service tarafından dünyanın birçok ülkesinde düzenleniyor.

TOEFL sınavının sonuçları, İngilizce eğitim veren kolej ve üniversitelerde, lisans, yüksek lisans ve doktora programlarına giriş için kriter olarak kabul ediliyor. Uluslararası geçerliliği bulunan TOEFL sınavının sonuçlarını, birçok şirket ve kuruluş da kabul ediyor. Okuduğunu ve dinlediğini anlama, gramer ve yazma, konuşma becerilerini ölçen TOEFL sınavına girmek için adayların, bulundukları ülkeye göre belirlenen miktardaki sınav ücretini yatırması ve sınav için randevu alması gerekiyor. Adaylar, sınavı yapma yetkisi bulunan kuruluşlarda, internet tabanlı sistemle sınava giriyor.

http://www.cafesiyaset.com

Yeni Kamu Personel Rejimi

04 Mayıs 2009 Yazan kpssci  
Kategori Kpss, Serbest Kürsü

Başbakanlık yeni kamu personel sisteminin nasıl olacağını hemen hemen ortaya koydu.

- Kamuda etkinlik ve verimliliği artırmak amacıyla uzman kamu personelinin farklı kuruluşlarda görevlendirmelerine olanak tanıyan esnek çalışmaya geçilecek.
- Kamu kurum ve kuruluşlarında kadro unvanları standartlaşacak.
- Memurlar ve diğer kamu görevlilerinin nitelikleri, ödev, hak, yetki ve sorumluluklarını belirleyen bir mevzuat hazırlanacak.
- Benzer statüde görev yapanlara, birbirine yakın oranlarda zam ve tazminat ödenerek ücret adaletsizlikleri giderilecek.
- Kamu Personel Sisteminde köklü değişikliklere gidiliyor. Yeni düzenlemede, uzman kamu personelinin farklı kuruluşlarda görevlendirmelerine olanak tanıyan esnek çalışma modelinin de uygulamaya konulması planlanıyor.
Başbakanlık Devlet Personel Başkanlığının 2009 Yılı Performans Programı, çalışmaları bir süredir devam eden yeni Personel Rejiminin ana hatlarını ortaya koydu.
Yeni sistemde kurum içi, kurumlar arası ve bölgeler arası personel dağılımı yeniden düzenlenerek, vatandaşa doğrudan hizmet verilen noktalardaki personel açığı giderilecek.
Yeni Personel Rejimiyle hayata geçirilecek diğer düzenlemelerden bazıları da programda şöyle sıralandı:
-Kamu kurum ve kuruluşlarında kadro unvanlarının standartlaştırılması sağlanacak, görev tanımları yapılacak.
-Kamu kesiminde insan gücü planlaması yapılarak, performansa dayalı yönetim anlayışı geliştirilecek.
-İnsan kaynakları planlaması yapılacak. Bu plan sayesinde 5 yıllık, 10 yıllık öngörülerle hangi kamu kurumunun hangi nitelikleri haiz, ne kadar personele ihtiyaç duyduğu tespit edilecek ve bu ihtiyaçlara göre personel istihdamı yoluna gidilecek.
-Ulusal İnsan Kaynakları Planı uygulamaya konulacak.
-Kamu kurum ve kuruluşlarının ihtiyaç duyduğu meslek dalları tespit edilecek. Nitelikli insan gücünün yetiştirilmesinin temini maksadıyla Milli Eğitim Bakanlığı ve YÖK ile işbirliğine gidileecek

Kamuda da esnek çalışma

-Kamu sektöründe etkinlik ve verimliliğin artırılması amacıyla, farklı kamu kurum ve kuruluşlarında bu personelin görevlendirilmelerine imkan tanıyacak esnek çalışma modellerinin kamuda uygulanabilirliği araştırılacak. Bu şekilde istihdama imkan tanıyacak mevzuat çalışmaları yürütülecek.
-Özelleştirme işlemleri neticesinde istihdam fazlası haline gelen personelin diğer kamu kurumlarına nakli gerçekleştirilecek.
Yükselmede kariyer ve liyakata bakılacak
-Kamu personelinin kariyer ve liyakat ilkeleri esas alınarak, görevden yükselme ve unvan değişiklikleri sağlanacak.
-Kamu kurum ve kuruluşlarınca bütçe imkanları kapsamında her yıl uluslararası kuruluşlar ile yabancı ülkelere ait kuruluşlarda yetiştirilmek amacıyla devlet memurlarının gönderilmesine ilişkin Bakanlar Kurulu Karar taslakları hazırlanacak.

Memurlar için yeni mevzuat

-Memurlar ve diğer kamu görevlilerinin niteliklerini, ödev, hak, yetki ve sorumluluklarını belirleyen mevzuat hazırlanacak. Bu mevzuatın kamu yönetiminde uygulanması sağlanacak.

-Benzer statüde görev yapanlara, birbirine yakın oranlarda zam ve tazminatların ödenmesi suretiyle kurumlar arası ücret adaletsizlikleri giderilecek ve aynı zamanda görevi dolayısıyla farklı ücret alması gereken personele de bu ödemelerin yapılmasına yönelik çalışmalar yürütülecek.

-Kamuya ilk defa alınacak personele ilişkin genel esaslar tespit edilecek, kurumlar arasındaki farklılıklar önlenecek.

Memur sendikaları

-Kamu görevlilerinin ortak ekonomik, sosyal, mesleki hak ve menfaatlerinin korunması ve geliştirilmesi için oluşturulan sendika ve konfederasyonlara ilişkin mevzuatın birlik içinde uygulanması sağlanacak.

Sendika ve konfederasyonlara ilişkin belge ve kayıtların merkezi olarak tutulmasına yönelik çalışma yapılacak.

Kamu görevlileri sendikaları mevzuatı ile ilgili olarak kamu kurum ve kuruluşları arasında orta görüş ve uygulama birliğinin sağlanması amacıyla Maliye Bakanlığı ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı temsilcilerinin de katılımıyla toplantılar yapılacak.

-Kurumlar arasındaki görev ve yetki karmaşaları giderilecek.

-Kamu kurum ve kuruluşlarının teşkilat, görev ve yetkileri, memleketin gelişen ve değişen kültürel, sosyal ve ekonomik şartlarına göre yeniden düzenlenecek.

Kamu Personeli Bilgi Sistemi

-Kamu Personeli Bilgi Sistemi (PER-NET) ve KADRO-NET projeleri gerçekleştirilecek. Bu projelerle kamu çalışanlarına ait bilgiler on-line sistemle güncel olarak tutulacak.

Kamu kesimi istihdam bilgilerinin MERNİS-KPS (Kimlik Paylaşım Sistemi) ve kamu kurum ve kuruluşlarınca oluşturulan kayıt sistemi ile irtibatlı olarak tutulması ve TC Kimlik Numarası esas alınarak uygulamanın birlikte yürütülmesi sağlanacak.

memurlar.biz

Sözleşmeliye Yeni Düzenleme

09 Nisan 2009 Yazan kpssci  
Kategori Serbest Kürsü

Yapılan yeni düzenleme ile sözleşmeli kadın çalışanlar artık doğum yaptıklarında işlerinden olmayacaklar, sözleşmeliler iller arasında yer değiştirilebilecek ve askerden döndüklerinde eski kadrolarında göreve başlayabilecekler. 29 Mart 2009 tarihli Resmi Gazete’de yayınlanan Bakanlar Kurulu Kararıyla 4/B’lilerin çalışma şartlarında önemli değişiklikler yapıldı. Değişiklik, kamuda, devlet dairelerinde çalışıp işçi veya memur sayılmayan sözleşmelileri ilgilendiriyor.

Sosyal Güvenlik Müşavirleri Derneği Başkanı Ali Tezel, binlerce çalışanı ilgilendiren değişikliklerin neler olduğunu değerlendirdi:

HAMİLE KALMAK NEREDEYSE YASAKTI
Kadın sözleşmelilerin doğum yapmak için 30 günden fazla rapor alma hakları yoktu. Şayet rapor süreleri 30 günü geçerse hizmet akitleri feshediliyordu, işsiz kalıyorlardı. Yani bir nevi hamile kalmaları yasaktı. Şimdiye kadar bir gün bile doğum izni verilmeyen sözleşmeli kadın çalışanlara şimdi, memur ve işçilere verildiği gibi “Sözleşmeli kadın personele, doğumdan önce sekiz, doğumdan sonra sekiz hafta olmak üzere toplam on altı hafta süre ile ücretli doğum izni verilir” hükmü getirildi.

Ayrıca, bu süre boyunca kendisine ücreti de ödenmeye devam edilecek. “Doğum izni sebebiyle Sosyal Güvenlik Kurumu’nca ödenen geçici iş göremezlik ödeneği ilgilinin ücretinden düşülür” hükmü de getirildi.

Öte yandan, eski yıllarda doğum yaptığı için sözleşmesi feshedilen kadınlara da yeniden göreve dönebilme hakkı da getirildi. Doğum yapan kadın, doğumdan sonra bir yıl içerisinde müracat ederse aynı kadroları yeniden kendilerine açılacak. Doğumdan önce 8, doğumdan sonra 8 hafta paralarını alacaklar. 8 hafta sonra işe başlayabilirler. Ama doğumdan sonra 8 hafta işe başlamayıp 1 yıl para almadan boş geçirme hakları da var. Bir yıl içinde gelip müracat ederlerse aynı kadrolarına başlayabilirler. Bu hak daha önce yoktu; istifa etmiş sayılıyorlardı.

ASKERE GİDENLER DE GÖREVLERİNE DÖNEBİLECEK
Askere giden sözleşmelilerin sözleşmesi feshediliyordu. Sanki kendileri isteyerek oraya gitmişler, vatan hizmetine değil de başka bir ülke hizmetine gidiyormuş gibi, “siz askere gittiniz” deyip sözleşmeleri feshediliyor, yeniden işe başlayamıyorlardı. Onlarla ilgili olarak da tıpkı devlet memurlarına paralel bir düzenleme getirildi. Askerlik terhis tarihinden itibaren bir ay içerisinde müracat ederlerse eski kadrolarına devam etme hakları tanındı.

NAKİL HAKLARI OLACAK
Son olarak bunların nakil hakları yoktu. Halk arasında bunlara “çakılı kadro” deniyordu. Yani hangi ilde, hangi ilçede göreve başlamışlarsa artık oradan bir yere ayrılamazlardı. Şimdi yeni durumda bu biraz gevşetilmiş. Tam devlet memurları gibi olmamış. Çünkü devlet memurlarınının -bazı istisnalar hariç olmak üzere- diledikleri zaman diledikleri yere nakil isteme hakları vardır. Fakat bunlarda ise o yerde 1 yıl çalışmak ve karşı kadroların açık bulunması şartıyla karşılıklı olarak yer değiştirme hakkı -buna becayiş hakkı diyoruz – tanınmış. Kadroları varsa valilikler emriyle atanmaları yolu açılmış. Ama onun nasıl olacağı net değil. Nasıl olacağı ile ilgili olarak önümüzdeki günlerde sanırım Başbakanlık bir genelge ya da tamim yayınlar.

Yeni düzenlemeye göre;
Yeniden hizmete alınma:

Ek Madde 1 – Doğum ve askerlik sebebiyle hizmet sözleşmesi feshedilen sözleşmeli personelin pozisyonu saklı tutulur ve istekleri halinde bu personel ayrıldığı kurumunda yeniden hizmete alınır. Ancak yeniden hizmete alınacak sözleşmeli personelin;

 

a) Sözleşmesinin feshi sebebiyle iş sonu tazminatı almamış bulunması,
b) Doğum sebebiyle hizmet sözleşmesini feshedenlerin, doğum izninin bitiminden itibaren en geç bir yıl; askerlik sebebiyle hizmet sözleşmesi feshedilenlerin ise terhis tarihinden itibaren en geç otuz gün içinde yeniden istihdam edilmek üzere ayrıldığı kurumuna yazılı talepte bulunması,
gerekmektedir. Kurumlar, yazılı talebi takip eden en geç otuz gün içinde ilgilileri istihdam ederler.

Bu madde çerçevesinde yeniden istihdam edilecek personel ile yapılacak sözleşme eski sözleşmenin devamı niteliğindedir.

Birinci fıkrada belirtilenler hariç olmak üzere, hizmet sözleşmelerini kendi istekleri ile feshedenler, fesih tarihinden itibaren bir yıl geçmedikçe ayrıldıkları kurumların sözleşmeli personel pozisyonlarına yeniden atanamazlar.”

Kurum içi yer değişikliği:

Ek Madde 3 – Sözleşmeli personelin kurumlar arası yer değişikliği yapılamaz.

Sözleşmeli personelin kurum içi yer değişikliği ise aşağıdaki hallerde Kurumca gerçekleştirilebilir.

a) Kurumun hizmet icapları dikkate alınarak, aynı unvan ve hizmet niteliklerini haiz sözleşmeli personelin kurum içi karşılıklı yer değiştirme talepleri, pozisyonunun vizeli olduğu birimde fiilen en az bir yıl çalışmış olmaları şartıyla yerine getirilebilir.

b) Personelin eş durumuna bağlı kurum içi yer değişikliği talebi; vizeli olduğu birimde fiilen en az bir yıl çalışmış olması, geçiş yapacağı hizmet biriminde aynı unvan ve niteliği haiz boş pozisyon bulunması ve kamu personeli olan eşin, kurum içi görev yeri değişikliği mümkün olmayan veya mevzuatı uyarınca zorunlu yer değiştirmeye tabi tutulan bir görevde bulunması kaydıyla yerine getirilebilir.

c) Sağlık sebebine bağlı kurum içi yer değişikliği talebi; mazeret süresince geçerli olmak üzere, personelin geçiş yapacağı hizmet biriminde aynı unvan ve niteliği haiz boş pozisyon bulunması, pozisyonunun bulunduğu ildeki Devlet ve üniversite hastanesinde kendisi, eşi ve çocukları ile mevzuat uyarınca bakmakla yükümlü olduğu ana ve babasının hastalığının tedavisinin mümkün olmadığına ilişkin sağlık kurulu raporunu kuruma ibraz etmesi halinde yerine getirilebilir. Sağlık mazeretinin sona ermesi durumunda, eski pozisyonun bulunduğu il sınırları içerisindeki aynı unvan ve niteliği haiz boş pozisyona yeniden atama yapılır.

ç) Aynı unvan ve niteliği haiz boş pozisyon bulunması halinde, eşi şehit olan personelin kurum içi yer değişiklik talebi, bir defaya mahsus olmak üzere yerine getirilir.”

Öss’de Yeni Düzenleme Yapıldı

11 Kasım 2008 Yazan kpssci  
Kategori Öss

Ankara (AA)- Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM) Başkanlığı, ortaöğretimde eğitim süresinin 4 yıla çıkarılması ve haftalık ders çizelgesindeki değişikliklere paralel olarak 2009-ÖSS’deki testlerin kapsamlarını yeniden belirledi.

ÖSYM’den yapılan yazılı açıklamaya göre, Türkçe testindeki ”Türkçe’yi kullanma gücü ile ilgili sorular”ın ve Matematik testindeki ”Matematiksel ilişkilerden yararlanma gücüyle ilgili sorular”ın yüzde yüz olan payında değişiklik yapılmadı. Sosyal-1 testinin ”Sosyal bilimlerdeki temel kavram ve ilkelerle düşünmeye dayalı sorular” bölümünde de değişikliğe gidilmedi. Bu kapsamdaki sorularda Tarih yüzde 43, Coğrafya yüzde 34, Felsefe yüzde 23 oranında kaldı. Fen-1 testindeki ”Fen bilimlerindeki temel kavram ve ilkelerle düşünmeye dayalı sorular”ın Fizik sorularının payı yüzde 43′den yüzde 33.3′e indirildi, Kimya sorularının payı yüzde 30′dan yüzde 33.3′e, biyoloji sorularının payı ise yüzde 27′den yüzde 33.3′e çıkarıldı.

Edebiyat-Sosyal testindeki Psikoloji soruları Sosyal-2 testine dahil edildi. Edebiyat-Sosyal testinin Türk Edebiyatı-Dil ve Anlatım sorularının oranı yüzde 57′den yüzde 67′ye, Coğrafya sorularının oranı yüzde 27′den yüzde 33′e yükseltildi. Bu testteki Coğrafya soruları Türkçe-Matematik alanında okutulan Coğrafya dersinin konularıyla sınırlı olacak. Sosyal-2 testinin Tarih (Çağdaş Türk ve Dünya Tarihi dahil) oranı yüzde 43′den yüzde 44′e çıkarıldı, Coğrafya sorularının oranı yüzde 23′den yüzde 17′ye,
Sosyoloji soruları yüzde 17′den 13′e, Mantık soruları yüzde 17′den yüzde 13′e indirildi. Edebiyat-Sosyal testindeki Psikoloji soruları Sosyal-2 testine alındı.  debiyat-Sosyal bölümünde yüzde 16 olan Psikoloji sorularının oranı Sosyal-2 testi içinde yüzde 13 olarak belirlendi.

Matematik-2 testine Analitik Geometri soruları eklendi. Bu soruların test içindeki oranı yüzde 10 oldu. Bu test içindeki Matematik sorularının oranı yüzde 70′den yüzde 60′a indi, Geometri sorularının yüzde 30′luk oranı aynı kaldı.Fen-2 testindeki Fizik sorularının oranı yüzde 43′den yüzde 33.3′e indirildi. Kimya soruları yüzde 30′dan yüzde 33.3′e, Biyoloji sorularının oranı ise yüzde 27′den yüzde 33.3′e yükseltildi.