Bank Asya İş İlanları
22 Kasım 2009 Yazan kpssci
Kategori Serbest Kürsü
Bank Asya kriterlerine uygun iş arkadaşları arıyormuş. Web sitelerine göz attım ve açık pozisyonlarını sizler için buraya yazıyorum. Başvuruda bulunmak isteyenlere başarılar dilerim. İlk olarak genel başvuru şartlarını yazalım.
- Üniversitelerin İktisadi ve İdari Bilimler Fakültelerinden mezun,
- Bankacılık sektöründe kariyer yapma hedefi olan,
- Tercihen İngilizce bilgisine sahip,
- Ms-Ofis programlarını etkin biçimde kullanabilen,
- Kişisel gelişimine ve dış görünümüne önem veren,
- İletişim becerisi ve sorumluluk bilinci yüksek,
- Yoğun çalışma temposuna ayak uydurabilecek,
- Takım çalışmasına yatkın,
- Türkiye’nin her yerinde çalışabilecek,
- Erkek adaylar için askerlik hizmetini tamamlamış
Ayrıca Bank Asyada webmaster pozisyonunda iş başvurusu da yapabilirsiniz. Bunun için aranan şartlar ise şu şekildeymiş.
- Üniversitelerin ilgili bölümlerinden mezun,
- Web tasarımı ve uygulaması yapabilen,
- Adobe Premier programlarına hakim,
- Banner çalışmaları hazırlayabilen,
- Java programlama dili konusunda bilgili,
- Photoshop, Fireworks ve Flash programlarını etkin şekilde kullanabilen, Action Script uygulaması yapabilen,
- Görsel tasarım konusunda yetenekli,
- İleri seviyede xml, html, css ve javascript bilgisine sahip,
- Yazılı iletişim kabiliyeti yüksek,
- Alanında deneyimli,
- Tercihen iyi derece İngilizce bilen,
- Ekip çalışmasına yatkın, araştırmacı ve gelişime açık,
- Erkek adaylar için askerlik görevini tamamlamış veya en az 2 yıl tecilli
Ayrıca Sistem Donanım Müdürlüğünde görevlendirilmek üzere aşağıdaki kriterlere uygun Network Uzmanları alınacakmış.
- Üniversitelerin Bilgisayar veya Elektronik Mühendisliği bölümlerinden mezun,
- Cisco network cihazları hakkında en az CCNP seviyesinde sertifikası veya tecrübesi olan
- İyi derecede ingilizce bilen,
- Askerlik hizmetini tamamlamış,
- Yoğun iş ortamında, dikkatli, planlı, özenli çalışmaya yatkın
Yazılım Mühendisi Alımı İçin Gerekli Şartlar
- Üniversitelerin Bilgisayar Mühendisliği bölümlerinden mezun,
- Java veya c#.net programlama dilleri konusunda tecrübeli,
- SQL ve PL/SQL bilgisine sahip,
- Erkek adaylar için askerliğini yapmış,
- İyi derece İngilizce bilen,
- Yazılım Mühendisliği alanında kariyer yapmak isteyen takım arkadaşları arıyoruz.
Çağrı Merkezi Müşteri Temsilcisi İçin Aranan Şartlar
- Lisans mezunu,
- Tercihen İstanbul Anadolu yakasında ikamet eden,
- 25 yaşını aşmamış,
- Askerliğini yapmış veya en az 2 yıl tecilli,
- Akıcı ve düzgün bir diksiyona sahip,
- Etkin biçimde bilgisayar kullanabilen,
- İkna kabiliyeti yüksek, gerekli görülmesi durumunda telefonda satış yapabilecek,
- Müşteri memnuniyeti odaklı, enerjik ve güler yüzlü
Veri Tabanı Yöneticisi İçin Gereken Şartlar
- Veritabanı yönetimi (DBA) tecrübeli,
- Üniversitelerin 4 yıllık mühendislik ( Bilgisayar, Elektronik, Matematik, Endüstri Mühendisliği ) bölümlerinden mezun,
- Oracle 9i,10g ve/veya SqlServer veritabanı sistemleri kurulum, bakım, performans, iyileştirme, yedekleme, upgrade konularında bilgi sahibi,
- İyi derecede İngilizce bilen “Senior DBA”;
- Üniversitelerin 4 yıllık mühendislik ( Bilgisayar, Elektronik, Matematik, Endüstri Mühendisliği ) bölümlerinden mezun ,
- Oracle ve/veya SqlServer veritabanı sistemleri kurulum, bakım, performans iyileştirme, yedekleme, upgrade konularında çalışmış veya çalışmaya istekli,
- Veritabanı (SQL, PL/SQL, T-SQL) programlama bilgisine sahip,
- İyi derecede İngilizce bilen “DBA” aranmaktadır.
Ticari Pazarlama Yetkililieri İçin Aranan Şartlar
İlgili Şubeler:
İstanbul, Ankara-Etlik, İzmir-Aliağa, Adıyaman, Antalya, Bursa, Gebze-Çarşı, Karaman, Konya, Manisa-Akhisar, Mardin, Tekirdağ
- Üniversitelerin ilgili bölümlerinden mezun,
- Bankaların Kurumsal / Ticari Pazarlama alanında, Yetkili pozisyonu için en az 2 yıl, Yönetmen pozisyonu için en az 4 yıl deneyimli,
- İnsan ilişkilerinde başarılı, analitik düşünebilen,
- Satış becerilerine güvenen, ikna kabiliyeti yüksek,
- Problem çözme yeteneği olan,
- Prezantabl,
- Erkek adaylar için askerlikle ilişkisi bulunmayan,
- Başarılı bir iş geçmişi olan
Eğer yukarıdaki pozisyonlardan birisi size uygunsa vede bankacılıkta kariyer hedefliyorsanız ilk olarak Bank Asya açık pozisyonlar sayfasına gidip İŞ BAŞVURU FORMU‘nu doldurmanız gerekiyor. Başarılar…
Dış Ticaret Müsteşarlığı Sınavı
20 Kasım 2009 Yazan kpssci
Kategori Serbest Kürsü
Dış ticaret müsteşarlığı sınavıyla ilgili güncel bilgileri ve ilanları resmi internet sitesinden takip edebilirsiniz… Dış ticaret sınavına katılabilme şartlarını genel olarak yazalım. Tabi bu şartlar yer ve zamana göre değişebilir.
- 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 48 inci maddesinde belirtilen şartları taşımak
- 4 yıllık eğitim veren Siyasal Bilgiler, Hukuk, İktisadi ve İdari Bilimler, iktisat ve İşletme Fakültelerinden ya da YÖK tarafından bunlara denkliği onaylanmış yabancı öğretim kurumlarından mezun olmak
- 30 yaşını doldurmamış olmak
- Kamu Personeli Seçme Sınavlan’nın “(KPSS) KPSSP108″ puan türündenasgari 85 (seksen beş) puan almış olmak. (Bu baraj puanı değişiklik gösterebilir. Sınav duyurusunda minimum puan açıklanır. Ayrıca puanı aşan adaylar arasından en yüksekten aşağı doğru seçim yapılır. )
Sınav yazılı ve sözlü sınav olmak üzere iki aşamalıdır. Yazılı sınavda kendi içinde iki aşamadan oluşur. ( Aşama aşama sizi öperler yani
)
İlk olarak yazılı sınav konularını yazalım:
Sınavın içeriği ise iki aşamadan meydana geliyor. 1. aşama kompozisyon ve çeviriden (Türkçe’den yabancı dile çeviri ve yabancı dilden Türkçe’ye çeviri) oluşuyor. İkinci aşamada ise, Genel Ekonomi, Türkiye Ekonomisi ile Uluslararası Ticaret ve Ekonomi,Küresel ve Uluslararası Politika ile Uluslararası Kuruluşlar,Türkiye’nin Yönetim Yapısı Siyasi Tarih (1789′dan günümüze Dünya Siyasi Tarihi) ve inkılap Tarihi, Hukukun Temel Kavramları, Anayasa Hukuku ve Kamu Maliyesi konularından oluşuyor.
Sözlü Sınav:
Sözlü sınavda Dış Ticaret Müsteşarlığı faaliyet alanıyla ilgili sorular sorulur. Kendinizi ifade etme kabiliyetinize bakılır. Genel kültür düzeyiniz ölçülür. Kendinizi Türkçe ve yabancı dilde çok iyi ifade etmeniz gerekiyor. Sonuç olarak baya zor bir sınavdır. Kazanabilirseniz ne mutlu size…
2010′da 40 Bin Öğretmen Ataması Yapılacak
20 Kasım 2009 Yazan kpssci
Kategori Serbest Kürsü
Meb Nimet Çubukçu 2010 yılında 40 bin öğretmen atanacağını açıkladı. Ayrıca sözleşmeli öğretmen atamalarına karşı olduğunu söyleyen Nimet Çubukçu bu öğretmenlerin kadroya geçmesi için gereken taslağı gerekli yerlere gönderdiğini ifade etmiş. Bakan Çubukçu, İş-Kur ile yapılan protokol çerçevesinde okullara eleman tahsisinin sağlandığını, buna ek olarak sözleşmeli pozisyonda 4-C kapsamında 10 bin personel alımı için Maliye Bakanlığından talepte bulunduklarını bildirmiş. Ayrıca okullarda Atatürkçülük ile ilgili ifadelerin de azalmadığını ek olarak söylemiş.
Tarih Konu Özetleri Arşiv
Tarih konu özetleri ve ders notlarını arşiv haline getirdik. İçindekiler aşağıdaki resimde gösterildi.
indirmek için tıklayın…
Türk İslam Tarihi Konu Özeti
TÜRK-İSLAM TARİHİ
TALAS Savaşı
• ÇİN DEVLETİ İLE ARAP DEVLETİ (ABBASİ) KARŞI KARŞIYA GELMİŞTİR
• TÜRKLER ABBASİYİ DESTEKLEMİŞTİR.
• SONUÇLARI:
- Abbasi kazanmıştır.
- Türkler ile Araplar yakınlaşmış ve Türkler arasında İslamiyet yayılmaya başlamıştır.
- Türkler Abbasi devletinde yönetim ve askeri alanda önemli görevlere getirilmişlerdir.
- Müslümanlar Kağıt ve Matbaayı öğrenmiştir.
• Müslümanların öğrendiği buluşlar daha sonra Haçlı Seferleri ile Avrupa’ya ulaşacaktır.
• Çin’in Batıya ilerleyişi durdu, Çin kabuğuna çekildi.
Soru: Türklerin İslamiyet’i kabul etmesini kolaylaştıran sebepler nelerdir?
- Göktanrı inancı ile İslamiyet’in benzer yanlarının olması. (Tek tanrı, ahiret inancı, kurban kesme, cennet cehennem)
- Abbasi devletinin hoşgörü politikası.
- Türklerin “cihan hakimiyeti” ile Müslümanların “cihad” politikalarının benzemesi.
!!! İslamiyeti kabul eden ilk Türk boyu KARLUKLAR’dır.
!!! İslamiyeti kabul eden ilk Türk devleti KARAHANLILAR’dır.
Karahanlılar:
!!!Türk kültürüne ve Türkçe’ye önem vermişlerdir. (Milliyetçi, ulusçu, Türkçü olduklarının göstergesidir)
!!! İlk ticari amaçlı kervansaraylar bu dönemde yapılmıştır. (ticarete önem verildiğinin göstergesidir)
Gazneliler:
!!!Gazneli Mahmut Hindistan’a 17 sefer yaparak burada İslamiyet’in yayılmasını sağladı. (İslamiyet’te eşitlik olduğu için Kast sistemi darbe almıştır)
!!!Abbasi halifeliğini Şii Büveyhoğullarının baskısından kurtardı. (Türkler İslamiyet’in koruyuculuğunu üslenmiştir)
Büyük Selçuklu Devleti:
Malazgirt Savaşı (1071):
Sonuçlar:
Türkler büyük bir zafer kazandı.
Bizans İmparatoru Romen Diyojen esir düştü.
Not: Malazgirt zaferi ile Anadolu’nun kapısı Türklere açıldı. Türkler Anadolu’ya yerleşmeye başladı.
Alp Arslan, komutanlarını Anadolu’nun fethi ile görevlendirdi. (Bunun sonucunda kılıç hakkı ile beylikler kurulacaktır)
!!!! Beyliklerin kurulması şunlara sebep oldu:
- Anadolu kısa sürede feth edildi,
- Anadolu kısa sürede Türkleşti,
- Anadolu’da Türk kültürü ve medeniyeti yayıldı,
- Anadolu’da İslamiyet yayıldı.
Bu beyler Selçuklulara yarar sağlamışlar fakat daha sonra bağımsız hareket etmeye başlamış ve feodal bir yapının ortaya çıkmasına sebep olmuşlardır. (Bu durum merkezi otoriteyi olumsuz yönde etkilemiştir)
Tolunoğulları ve Ihşidiler:
• Mısır’da kurulan ilk Türk devletleridir.
• Yönetici Türk halkı Arap olduğu için kısa sürede yıkılmışlardır.
• Mısırın bayındır (mimari eser ve belediye hizmetleri) hale gelmesinde önemli katkıları olmuştur.
Eyyubiler:
*Haçlılar ile başarılı savaşlar yaptı.
*Mısır’da Türk devlet teşkilatını uyguladılar ve resmi dilleri Türkçe’dir.(Milliyetçilik göstergesi)
Memlükler (Mısırda kurulmuş bir Türk devleti)
• Memluk devletinde Türkçe bilmek bir ayrıcalıktı. Türkçe bilmeyenler yönetimde yükselemezdi. (Milliyetçi özelliğidir)
• Egemenlik anlayışı bakımından diğer Türk devletlerinden ayrılırdı. Kut anlayışına göre hükümdar ve ailesi devleti yönetirken, Memlükler’de Türkçe bilen güçlü ve yetenekli her komutan hükümdar olabiliyordu. (Bu durum çok sayıda hükümdarın tahta geçmesini sağlayacaktır)
• Osmanlıdan üç yüz yıl daha az yaşamalarına rağmen tahta geçen hükümdar sayısı daha fazla olmuştur.
SORU: Türkler’in İslamiyeti kabul etmesi, sosyal ve kültürel yaşamında ne gibi değişiklikler meydana getirdi?
- Arapça’nın kullanılması ve hatta resmi dil ve bilim dili olması.
- Hicri Takvim’in kullanılması.
- Cami, Mescit, Minare, Kümbet vs. mimari eserler yapılması.
SORU: İlk Müslüman Türk devletlerinde kilise, manastır ve rahiplere konan vergilerin kaldırılmasının amacı nedir?
- Devlet ile gayrimüslim vatandaşları ve din adamlarını kaynaştırmak ve devlete bağlılığını arttırmak.
SORU: Malazgirt zaferinden sonra Anadolu topraklarında Selçuklu egemenliği artarken, Bizans egemenliği azalmıştır. Bu neyin göstergesidir?
- Türklerin Anadolu’daki etkinliğinin giderek artığının ve Anadolu’nun Türkleşmeye devam ettiğinin.
ÖNCE SONRA DAHA SONRA
Türk-Arap Türkler İslamiyet’i Türklerin İslam
komşu kabul etmeye başladı. medeniyetine
oldu. katkıları oldu.
SORU: Büyük Selçuklu Devleti’nde;
- Nizamiye Medreselerinin açılması,
- Bilim adamlarının himaye edilmesi.
neyin göstergesidir?
Selçukluların Eğitim ve Bilime verdiği önemin.
SORU: Türk Devletlerinde taht kavgaları yaşanmasında etkili olan sebepler nelerdir?
- Komşu ülkelerin Türk Prensleri kışkırtması,
- Ülke hanedan üyelerinin ortak malıdır anlayışı,
- Beyliklerin ve boyların prensleri kışkırtması.
NOT: Büyük Selçukluda Atabeylerin bağımsızlıklarını ilan etmeleri merkezi otoriteyi zayıflatmıştır.
SORU: Büyük Selçukluda toprak fethedenin malı sayılması neye neden olmuştur?
- Feodal beyliklerin ortaya çıkmasına.
SORU: Talas Savaşı sonunda Türk boylarının İslamiyeti kabul etmeleri neyin göstergesidir?
- Askeri olaylar toplumlararası etkileşime ortam hazırlamıştır.
Soru:
- Göçebelerin yerleşik hayata geçirilmesi,
- Sulama kanallarının açılması.
Bu çalışmalar neyin göstergesidir?
* Tarımı geliştirme amacı vardır.
Türkler, İslamiyet’i kabul ettikten sonra İslam dünyasının koruyuculuğunu üslenmiştir.
Bunun örnekleri;
Gazneli Mahmut’un, Bağdat halifesini baskıdan kurtarması,
Büyük Selçuklu hükümdarı Tuğrul Bey’in Abbasi halifesini koruması ve himaye etmesi,
İslam dünyasına düzenlenen Haçlı Seferlerine karşı koymaları,
Osmanlı padişahlarının, Müslüman devlet ve beylikleri korumaya çalışmaları.
Soru: Memlükler’de devlet savaş zamanı ve ekonomik durumu kötü olduğu dönemlerde vatandaşlarının mallarına el koyabiliyor yada istediği fiyattan satın alabiliyordu.
Bu durum neyin göstergesidir?
Özel mülkiyet hakkının zaman zaman devlet tarafından kısıtlandığı.
Soru: Şehzadelerin atabeyler gözetiminde illere yönetici olarak gönderilmesi neyin göstergesidir?
İleriki dönemlerde devletin başına geçecek olan kişilerin tecrübe kazanması amaçlanmıştır.
Soru:
İslam devletleri;
- Düşünce özgürlüğünü kısıtlamamıştır.
- Bilimsel eserler Arapça’ya çevrilmiştir.
- Bilim adamlarına serbest çalışma ortamı yaratılmıştır.
Bu çalışmalar neye sebep olmuştur?
Müslüman bilginlerin pozitif bilimlere öncülük etmesine sebep olmuştur.
Soru:
- Fenikelilerin Akdeniz’de kurduğu koloniler alfabenin batıya taşınmasında etkili olmuştur.
- Asurlular Hititler ile yaptıkları ticaret faaliyetleri sırasında çivi yazısını Anadolu’ya getirmişlerdir.
Bu bilgiler birlikte düşünüldüğünde nasıl bir yorum çıkarılabilir?
Kültürel etkileşimde ticaret ön plandadır.
Soru:
- Ürünlerin fiyat ve kalite standardının belirlenmesi,
- Kurallara uymayanların meslekten çıkarılması.
Lonca örgütünün bu yetkileri hangi amaca yönelik hazırlanmıştır?
Hem üreticiyi hem tüketiciyi koruma amacı vardır.
TÜRKİYE TARİHİ
1. İlk Beylikler Dönemi (Malazgirt’ten sonra kurulan beylikler)
2. Anadolu Selçuklu Devleti
3. İkinci Beylikler Dönemi (Kösedağ Savaşı’ndan sonra kurulanlar)
4. Osmanlı Devleti
5. Türkiye Cumhuriyeti
!!! I.Haçlı Seferinden (1096) dolayı merkez Konya’ya taşınmıştır. (İznik be Batı Anadolu’da üstünlük Bizans’ın eline geçmiştir)
Miryokefalon Savaşı (1176)
Anadolu Selçuklu X Bizans
- Türklerin Anadolu’dan atılamayacağı anlaşıldı (Anadolu kesin olarak Türk yurdu oldu)
- Bizans’ın son saldırısı, Türklerin son savunmasıdır.
- Türk-İslam dünyası üzerinde Bizans baskısı sona erdi.
- I.Haçlı Seferi ile Bizans’ın eline geçen Batı Anadolu’daki üstünlük Selçukluların eline geçmiştir.
!!! II.Kılıçarslan, Türk Devlet geleneklerine göre ülkeyi 11 oğlu arasında paylaştırmıştır. (Bu durum, daha hayatta iken oğulları arasında taht kavgalarının başlamasına sebep olmuştur)
I.İzzeddin Keykavus Ticareti geliştirmek için;
- Sinop alınarak Anadolu ticareti Karadeniz’e açıldı. (Burada ilk tersane kuruldu)
- Anadolu’da Kuzey-Güney, Doğu-Batı doğrultusunda yollar yapıldı ve bu yollara Kervansaraylar yapıldı.
- Yabancı tüccarlara düşük gümrük vergileri uygulandı.
- Anadolu’daki önemli merkezlere yabancı tüccarlar, Kırım, Kıbrıs, Mısır gibi yerlere de Türk tüccarlar yerleştirildi.
- Zarara uğrayan tüccarların zararı karşılandı (ilk sigorta sistemi)
I.Alaeddin Keykubat döneminde;
- Alanya alındı.
- Anadolu, uluslararası ticaret merkezi haline geldi.
- İlk deniz aşırı sefer, Kırım’ın Suğdak limanı alınarak yapılmış oldu. (Karadeniz’de üstünlük sağlandı ve İpek yolu ele geçirilmiştir)
Moğol Tehlikesine karşı alınan tedbirler;
- Doğudaki şehirlerin surları tamir edildi.
- Halife ile ilişkiler yoğunlaşmıştır. (Askeri birlik göndermiştir)
- Harzemşahlar’ın Doğu Anadolu ve Azerbaycan’a yerleşmelerine müsaade edilmiştir. (Tampon bölge)
- ASD, Harzemşah, Eyyubi ittifakı kurulmaya çalışıldı.
- Moğol hanı Ögeday ile dostluk kurulmaya çalışıldı.
Yassıçemen Savaşı (1230)
- Harzemşahlar’ın Ahlat’ı alması ile ilişkiler bozuldu.
ASD X HARZEMŞAH
- Harzemşahlar yıkıldı.
!!! Not: Bu savaş ile Anadolu Selçuklu devleti gücünü göstermiş ve Moğolların Anadolu’yu istilası gecikmiş, fakat tampon bölge kalktığı için Moğollar daha rahat ilerleme imkanı bulacaktır.
II.Gıyaseddin Keyhüsrev;
- 1240’ta Baba İshak (Babailer) isyanı çıkmış ve uzun süre bastırılamamıştır. (Bu durum ASD’nin zayıflığını belli etmiş ve Moğol istilası hızlanmıştır)
Kösedağ Savaşı (1243)
ASD X MOĞOL (İlhanlı-İran’da)
Kösedağ Savaşı’nın Sonuçları;
- Anadolu, Moğol istilasına girdi,
- ASD sultanları, Moğollar’ın kuklası haline geldi, sık sık taht değişikliği oldu,
- * Anadolu Türk birliği bozuldu, çeşitli beylikler kuruldu (Karamanoğulları, Candaroğulları, Osmanoğulları vs.)
- ASD yıkılma sürecine girdi,
- ASD ağır vergiler ile ezildi.
Yorumlar:
- Kervansaray yapımı,
- Ulaşım ağını düzenleme (hem ticaret hem merkezi otoriteyi iyileştirmek için)
- Gümrük vergilerini düşürme,
- Gümrük gelirlerinin artması (sonuçtur)
- Ticarette devlet güvencesi (Sigortacılık)
- Deniz kıyısı (liman) kentlerinin ele geçirilmesi,
- Yabancı tüccarlara ayrıcalık verilmesi,
- Türk tüccarların ticaret merkezlerine gönderilmesi
TİCARETİ GELİŞTİRMEK için yapılır.
*** Ahilik Teşkilatı: Esnaf ve zanaat grupları arasında dayanışmayı sağlayan, fiyatları belirleyen, kalite kontrolünü gerçekleştiren, haksız rekabeti önleyen bir tarikat ve bir kurumdur. Osmanlı Yükseliş devrine doğru manevi yönü azalmış ve Lonca olarak adlandırılmıştır.
NOTLAR:
- İkta sistemi, toprak sistemidir. Ticaret ile direkt bir ilgisi yoktur. Asker yetiştirmek, düzenli üretim yapmak, düzenli vergi toplamak, asayişi sağlamak gibi yararları vardır.
- Türk devletlerinde genelde toprağın sahibi devlettir. Halk kiracıdır ve ürün vergisi verir. Özel mülkiyet pek gelişmemiştir.
- Gaza ve Cihat, İslamiyeti yaymak için yapılır. Müslüman bir devlete karşı gaza-cihat yapılamaz.
Sebep Sonuç
Beylik ele geçirme Anadolu Siyasi Birliği
Para Bastırmak Bağımsızlık, Ekonomik refah
Düşük Gümrük Verg. Ticarette ve gelirde artış
Taht Kavgası Merkezi otoritenin bozulması
Özerk Yetki verilmemesi Ülke bütünlüğünü
koruma
Uluslararası ticaretin Gümrük gelirlerinin
gelişmesi artması
OSMANLI İMPARATORLUĞU
KURULUŞ DEVRİ
ÖNEMLİ OLAYLAR ve POLİTİKALAR:
İSKAN POLİTİKASI
FETİH POLİTİKASI
HOŞGÖRÜ POLİTİKASI
DEVŞİRME SİSTEMİ
ANADOLU SİYASİ (TÜRK) BİRLİĞİ
KARESİOĞULLARI’NIN ALINMASI
ANKARA SAVAŞI
FETRET DEVRİ
Tanım ve Kavramlar:
Aşar (öşür): Toprak gelirinin onda biri olan bu vergiyi halktan Tımar sahibi alırdı (Müslümanlardan).
Haraç: Müslüman olmayanlardan alınan beşte bir oranındaki gelir vergisidir.
Cizye (Kelle vergisi): Gayrimüslimlerden, askerlik yapmadıkları için yılda bir kez alınan vergidir. Askerlik çağına gelmiş sağlıklı erkeklerden alınırdı.
Ayan: Bir yerin bir bölgenin zenginlerinden olan. Büyük topraklara ve silahlı adamlara sahip “ağa” (derebeyi).
Cülus Bahşişi: Yeni hükümdarın asker ve memurlara verdiği para.
Devşirme: Osmanlıda, Yeniçeri ocağına alınacak asker ihtiyacını karşılamak için Balkan topraklarındaki gayrimüslim ailelerden alınan çocukların yetiştirilmesi işi.
!!! Karesioğulları’nın Alınması ile (Çanakkale):
Osmanlı’nın;
Rumeli’ye geçişi kolaylaşmıştır.
Karesi beyliğinin önemli komutanları Osmanlı hizmetine girmiştir.
Karesi Donanması Osmanlı’nın olmuştur.
Anadolu Siyasi (Türk) birliğinin kurulmasında ilk adım atılmıştır.
!!! Orhan Bey dönemindeki teşkilatlanma çalışmaları:
Divan teşkilatı kuruldu,
Vezirlik makamı oluşturuldu,
Kadılık teşkilatı kuruldu,
Yaya ve müsellem adıyla ilk düzenli ordu kurulmuştur,
İznik’te ilk medrese kurulmuştur (Orhaniye)
Not: Orhan bey döneminde Osmanlı beylikten DEVLET aşamasına geçmiştir.
!!! I.Murat dönemindeki teşkilatlanma çalışmaları:
Yeniçeri ocağı kuruldu,
Tımar sistemi uygulanmaya başlandı,
Rumeli beylerbeyliği kuruldu.
NOT: I.Murat “ülke, hanedan üyelerinin ortak malıdır” anlayışının yerine “ülke, padişah ve oğullarının malıdır” anlayışına getirmiştir. Taht kavgaları önlemek amaçlandı. (Merkeziyetçilik amaçlandı)
Ankara Savaşı (1402):
* Timur’un batıya doğru yaptığı seferler sonucunda İran ve Irak ele geçirilmiş, Altınorda Devleti zayıflamış ve yıkılmıştır.
* Yıldırım Bayezid’den kaçan beyler Timur’a sığınmışlardır.
Sonuçları:
* Beylikler yeniden kuruldu (Anadolu Türk birliği bozuldu).
* Balkanlarda Türk ilerleyişi durdu.
* Bayezid’in çocukları arasında taht kavgaları başladı.
* Osmanlı Devleti dağılma tehlikesi geçirdi.
* Fetret Devri başladı. Osmanlı sağlam devlet örgütü sayesinde kısa zamanda toparlandı.
İskan Politikasının yada Türkleri Balkanlara yerleştirmenin amaçları nelerdir?
- Nüfus dengesini sağlamak, üretimde süreklilik.
- Türk-İslam kültürünü yaymak, merkeziyetçilik.
- İşsizliğe çözüm bulmak, asayişi sağlamak.
Orhan dönemindeki teşkilatlanma çalışmalarının sonucu nedir?
- Osmanlı, Beylikten Devlete geçti.
Osmanlı’nın takip ettiği hoşgörü politikasının amacı nedir?
- Balkanların fethini kolaylaştırmak,
- Devletin kalıcılığını sağlamak.
Osmanlı Devleti Kuruluş devrinde neden sık sık başkent değiştirmiştir?
- Fetih bölgelerine yakın olmak için.
Bağımsızlık alametleri nelerdir?
Bir beyliğin bağımsız olması için;
Bağlı olduğu devletin o beyliğe;
- Ferman, Bayrak, Sancak, Kılıç,
- Nevbet (Davul, Bando) vermesi gerekir.
Yada beylik;
- Para bastırması ve hutbe okutması gereklidir.
Haçlı ordularının amacı nedir?
- Osmanlıyı Balkanlardan atmaktır.
DİVAN ÜYELERİ ve DİĞER GÖREVLİLER
Vezir-i Azam (Sadrazam) Başbakan
Defterdar Maliye Bakanı
Nişancı Tuğracı, Tapu Kadastro
Şeyhülislam (Müftü) Ulemanın Başı, Fetvacı
Kazasker (Kadı Asker) Adalet ve Eğitim
Reis-ül Küttap Dış İşleri Bakanı
Kaptan-ı Derya (Kaptan Paşa) Donanma
Komutanı
Yeniçeri Ağası İstanbul Emniyet Müdürü
Rumeli Beylerbeyi Rumeli Eyalet Valisi
Kadı Adalet işleri (Hakim)
Subaşı Kazalarda Güvenlik Sorumlusu
OSMANLI YÜKSELME DEVRİ
İSTANBUL’UN FETHİ
CEM SULTAN OLAYI
ANADOLU SİYASİ (TÜRK) BİRLİĞİ
ŞAH KULU İSYANI (SAFEVİ-İRAN-Şİİ)
MISIR SEFERİ (HALİFELİK OSMANLI’NIN)
KAPİTÜLASYONLAR
SOKULLU MEHMET PAŞA ve PROJELERİ
İstanbul’un Fethi (29 Mayıs 1453):
Sebepleri:
Anadolu – Rumeli toprak bağlantısını kesmesi.
Rumeli güvenliğinin sağlanmak istenmesi.
Bizans entrikaları (Haçlı ittifakları, şehzade ve Anadolu beyliklerini kışkırtmaları)
Stratejik bir bölge olması.
Hz.Muhammed’in hadisindeki müjdeye ulaşmak istenmesi.
Sonuçlar:
Türk Tarihi Bakımından:
II. Mehmet “Fatih” unvanını aldı.
İstanbul, Osmanlı’nın Başkenti oldu.
İstanbul boğazı ve Karadeniz ticaret yolu Osmanlı’nın eline geçti.
Rumeli’nin güvenliği sağlandı.
Anadolu ve Rumeli’nin bağlantısı sağlandı.
Osmanlı Kuruluş Dönemi bitti, Yükselme dönemi başladı.
Dünya Tarihi Bakımından:
Doğu Roma (Bizans) yıkıldı.
Doğu Ticaret yolları Osmanlı eline geçtiği için Avrupalılar yeni yollar aradı ve Coğrafi keşiflere sebep oldu.
Rönesans hareketlerine zemin hazırladı.
Surların yıkılabileceği anlaşıldı. Avrupa’da feodalite zayıfladı. Krallıklar güçlendi.
Ortodoksluk Osmanlı himayesine girdi.
Orta çağ sona erdi, Yeni çağ başladı.
Avrupalı devletler, İstanbul’da ilk sürekli elçiliklerini kurdu.
II.Bayezid Dönemi:
CEM SULTAN olayı:
* Cem Sultan olayına; Memlükler, Karaman beyleri, Dulkadiroğulları, Rodos Şövalyeleri ve Papalık karıştığı için sorun devletlerarası (uluslar arası) bir soruna dönüşmüştür. Bu olayı öteki şehzade olaylarından ayıran en önemli özellik budur.
Osmanlı-Memlük Savaşları:
Sebepleri:
* Fatih zamanından beri devam eden Hicaz su yolları meselesi.
* Cem Sultan’ı kışkırtmaları.
* Ramazan ve Dulkadiroğulları üzerinde hakimiyet mücadelesi.
* Karamanoğulları’nı desteklemeleri.
* Hindistan’dan gönderilen hediyelere Memlüklerin el koymaları.
- Savaşlardan kesin bir sonuç alınamamıştır. Ramazanoğulları beyliği toprakları Harameyn Vakıf toprağı olduğu için Memlüklü nüfuzuna bırakılmıştır.
Yavuz Sultan Selim Devri:
Mısır Seferi (Osmanlı-Memlük Savaşı)
Sonuçları:
* 1516 Mercidabık, 1517 Ridaniye savaşları ile Suriye, Filistin, Kudüs, Mısır ve savaşılmadan Hicaz ele geçirildi.
* Memluklar yıkıldı.
* Halifelik Osmanlılara geçti.
* Osmanlı devlet yönetiminde dini özellik önem kazandı. Teokratik bir yapıya kavuşmuştur.
* Çok büyük ganimetler elde edilmiş ve hazine altın ile dolmuştur.
* Baharat yolu Osmanlı’nın eline geçmiştir.
* Kutsal emanetler Osmanlı koruyuculuğuna geçmiştir. İslam dünyasında birlik sağlanmıştır.
* Venedikliler Kıbrıs için ödediği vergiyi Osmanlıya ödemeye başlamıştır.
Kanuni Sultan Süleyman Devri:
Kapitülasyonlar:
Bir devletin yabancı bir devlete tanıdığı, siyasi, ekonomik, dini ve hukuki ayrıcalıklardır.
1479 Fatih (Venedik)
1535 Kanuni (Fransa)
1580 III.Murat (İngiltere, Hollanda)
1740 I.Mahmut (Fransa) Sürekli hale geldi.
!!! Kapitülasyonların verilme nedenleri:
Avrupa Hıristiyan birliğini bozmak.
Akdeniz ticaretini canlandırmak.
Osmanlı mallarına batı Akdeniz’de Pazar bulmak.
NOT: Kapitülasyonlar, Osmanlı devletinin ticaretinin gelişmesini ve sanayisinin kurulmasını engellemiştir.
Sokullu Mehmet Paşa Dönemi:
Don-Volga kanal projesi sebepleri
Ruslar’ın Karadeniz’e inmelerini ve Kırım’a saldırmalarını önlemek.
Kafkas hanlıklarını hakimiyet altına almak.
Orta Asya Türkleri ile doğrudan irtibata geçmek.
İpek yolunu canlandırmak.
İran’ı kontrol altında tutmak,
amaçları ile yapılmak istenmişse de tamamlanamamıştır.
Merkezi otoriteyi güçlendirmek ve bölünmeyi önlemek için;
Taht kavgalarının önlenmesi,
Veraset sisteminin düzenlenmesi,
Kardeş katli usulü, (Fatih Kanunnamesi)
Ekber (en büyük) ve Erşet (reşit olan, akıllı) sisteminin getirilmesi,
Devşirme sisteminin uygulanması,
Miri toprak uygulaması (devlete ait topraklar),
Türkler’in merkez yönetiminden uzak tutulması,
Sancağa gönderilen şehzadelerin yetkilerinin kısıtlı olması.
OSMANLI KÜLTÜR VE MEDENİYET
HALK: Askeri (Yönetenler) ve Reaya (Yönetilenler) olarak ikiye ayrılır.
ASKERİ SINIF:
**İLMİYE (Ulema): Adalet, Din, Eğitim ile uğraşanlar.(Kazasker, Şeyhülislam, Kadı ve Müderrisler)
**KALEMİYE: Mali ve bürokratik işlere bakarlar. (Defterdar, Nişancı ve Reis-ül Küttab)
**SEYFİYE:
- Kılıç ehli olarak bilinir.
- Devleti koruyan, asayişi sağlayan, sınırları genişleten sınıftır.
- Yönetim ve Askerlik işlerine bakarlar.
- Vezir-i Azam, Vezirler, Yeniçeri Ağası, Kaptan-ı Derya, Beylerbeyi, Sancakbeyi.
KAPIKULU Ordusu
*Yeniçeriler bu gruptadır.
*Merkez (İstanbul) ordusudur.
*Devşirmedirler.
*Sürekli Askerdirler.
*Ulufe adı verilen maaş alırlar.
*Cülus Bahşişi’de alırlar.
***Devşirme sistemi:
Balkanlardan alınan Hıristiyan çocukların Türk ailelerin yanına verilmesinin sebebi;
• İslamiyet’i öğretmek,
• Türkçe’yi öğretmek,
• Türk adet ve geleneklerini öğretmek.
!!! Osmanlı Devletinde farklı eğitim kurumlarının varlığını sürdürmesi, öğretim birliğinin olmadığının ve kültürel farklılığın kanıtıdır.
!!! Osmanlı Devleti’nde toplumun ümmet esasına (Müslüman-Gayrimüslim) göre örgütlenmesi ve halifelik, devletin “teokratik” yapısını kanıtlar.
Fiil Çekim Ekleri
Dilimizde fiiller çekimli hâlde kullanılır. İkinci tekil şahıs emir çekimi hariç bütün fiiller çekim eki alarak kullanılır.
Fiil çekim ekleri, fiil kök veya gövdelerine eklenerek, fiillerin zamanını, yapılış şeklini ve şahsını belirtirler.
Dilimizdeki fiil çekim eklerini şu şekilde sınıflandırabiliriz:
1-Zaman ve şekil ekleri (haber ve dilek kipleri)
2-Şahıs ekleri
3-Soru eki
4-Ek-fiil
Şimdi bunları tek tek inceleyelim.
1. ZAMAN ve ŞEKİL EKLERİ
a. HABER KİP EKLERİ
Dilimizde üç temel zaman vardır:Geçmiş zaman Şimdiki zaman Gelecek zaman
Ama bütün zamanları içeren tasnif şudur:
1-Geçmiş zaman (Bilinen geçmiş zaman ve öğrenilen geçmiş zaman)
2-Şimdiki zaman
3-Gelecek zaman
ve bunların hepsini kapsayan
4-Geniş zaman
Fiilde anlatılan işin, kılışın, oluşun, hareketin, durumun bağlı bulunduğu zamana fiilin zamanı denir. Haber kiplerinde de fiilin zamanı bildirilir. Yalnız aşağıda ele alınacak olan zaman ekleri bazen kendi zamanlarını belirtmeyebilirler; çekim eki olmaktan çıkabilirler veya anlam kayması sonucu başka bir zamanı belirtebilirler:
hünkârbeğendi, geçmiş (zaman), gelecek (zaman), okur yazar… (yapım eki görevinde)
Bir gün Hoca pazara çıkar. (çıkmış)… (anlam kayması)
Bu altı zamanı ifade eden ekler şunlardır:
1. Bilinen Geçmiş Zaman Eki: “-dı/-di/-du/-dü” “-tı/-ti/-tu/-tü”
Fiil kök veya gövdesine gelerek görülen/şahit olunan ve bilinen geçmişe ait bir işin vb. anlatılmasını/hikâye edilmesini/haber verilmesini sağlar:
Geldim, okumadın, yürüdü, koştuk, söylediniz, ağladılar…
Diğer görevleri:
İkilemeler kurar:Oldu bittiye getirdiler.
Zaman bildirme işlevini yitirip yapım eki olarak kullanılabilir; sıfat ve isim olarak kullanılan kelimeler türetir:
Mirasyedi (adam), şıpsevdi, külbastı, imambayıldı, gecekondu, kaptıkaçtı…
2. Öğrenilen Geçmiş Zaman Eki: “-mış/-miş/-muş/-müş”
Fiil kök veya gövdesine gelerek görülmeyen/şahit olunmayan ve bilinmeyen geçmişe ait, başkasından duyulan bir işin vb. anlatılmasını/nakledilmesini sağlar:
Uyumuşum, konuşmuşsun, sevmemiş, durmuşuz, bilememişsiniz, almışlar…
Diğer görevleri:
Farz etme anlamı katar:
�Çay içen var mı?�, diyorlar. Ben de �evet, ben bir çay tiryakisiyim.� diyormuşum.
Sonradan fark etme anlamı katar; başkasından duyma söz konusu olmaz:
Dün çok yorulmuşum.
Teşekkür ederim, yemek güzel olmuş.
Anlam kayması sonucu �yor eki yerine de kullanılmakta:
Nasıl bir şey aramıştınız?
Zaman anlamını yitirip yapım eki (sıfat-fiil eki) olarak kullanılabilir; sıfat-fiiller türetir; bu sıfat-filler sıfat olarak kullanıldıkları gibi isimleşebilirler de:
Başlamış iş, verilmiş sadaka
geçmiş (zaman), ermiş (adam)…
3. Şimdiki Zaman Eki: -yor
Fiil kök veya gövdesine gelerek hâlen yapılmakta olan bir işin vb. anlatılmasını/bildirilmesini sağlar:
Zil çalıyor.
Öğrenciler teneffüse çıkıyor.
Dünya dönüyor, zaman geçiyor, insanlık gelişiyor, ama Türkiye…
4. Gelecek Zaman Eki: “-acak/ecek”
Fiil kök veya gövdesine gelerek daha sonra yapılacak olan bir işin vb. bildirilmesini sağlar:
Oraya gideceğim ve onu göreceğim.
Bilmez ki giden sevgililer dönmeyecekler.
Ömrüm böyle esrarlı geçecek ses vermeden.
Zaman anlamını kaybedip yapım eki olarak da kullanılır; sıfat-filler yapar; bu sıfat-fiiller isimleşebilir:
Sana dar gelmeyecek makberi kimler kazsın?
Buralar yaşanılacak yerler değil.
Geleceğini garantiye almalısın.
Alacaklı gibi duruyorsun.
Soğuk içecekler satılır mı burada?
Yakacakları yazdan hazırlamalı.
5. Geniş Zaman Eki: “-r” ; “-ar/-er”; “-ır/-ir/-ur/-ür”
Fiil kök veya gövdesine gelerek söz konusu olan işin vb. geçmiş, şimdiki ve gelecek zamanların tümüne ait olduğunun, yani her zaman tekrarlandığının bildirilmesini sağlar:
Seni ancak ebediyyetler eder istiab.
Ağlarım, ağlatamam; hissederim, söyleyemem
Yaş otuz beş! yolun yarısı eder.
Hiç yolcusu yokmuş gibi sessizce alır yol;
Sallanmaz o kalkışta ne mendil ne de bir kol.
Her duvar, her kovukta şimdi niye
Bir büyük göz niyaz eder, ağlar
“Bitsin artık bu gizli şüphe!” diye?
Bu ek zaman anlamını yitirip yapım eki olarak da kullanılarak sıfat-fiiller yapar; bu sıfat-fiiller de isimleşebilir:
Benzer soruları daha önce cevaplamıştım.
Seninki çekilir dert değil.
Okur yazar oranı sürekli artıyor.
Uyurgezer, uçaksavar, yanardöner, benzerleri…
Geniş zamanın olumsuz çekiminde bu ekin kullanımı biraz izah gerektirir. Bazı şahıslarda olumsuzluk ekinden sonra geniş zaman eki gelmezken bazılarında da �z� olarak kullanılır:
Gel-i-r-im�gel-me-m ek yok
Gel-i-r-sin�gel-me-z-sin z
Gel-i-r�gel-me-z z
Gel-i-r-iz�gel-me-y-iz ek yok
Gel-i-r-siniz�gel-me-z-siniz z
Gel-i-r-ler�gel-me-z-ler z
Hiç yolcusu yokmuş gibi sessizce alır yol;
Sallanmaz o kalkışta ne mendil ne de bir kol.
b. DİLEK KİP EKLERİ
Dilek kipleri, iş, oluşu, kılışı, durumu ve hareketi zamana bağlı olmadan, tasarı ve dilekle ilgili olarak bildiren kiplerdir.
Dilek kipleri dörde ayrılır:1-Dilek-şart kipi 2-İstek kipi 3-Gereklilik kipi 4-Emir kipi
Bu kiplere ait ekler şunlardır:
1. Dilek-şart kipi eki: “-sa/-se”
Fiil kök veya gövdesine gelerek söz konusu olan işin dileğe ve şarta bağlı olduğunun bildirilmesini sağlar:
Ağlarsa anam ağlar
İsterse, veririz.
Olursa bir şikâyet ölümden olsun.
Dönersem kahpeyim millet yolunda bir azîmetten
Ruhumun vahyini duysam da geçirsem taşına
Uzanırken gece mehtabı getirsem yanına
Bu son fasıldır ey ömrüm, nasıl geçersen geç!
2. İstek kip eki: “-a/-e”
Fiil kök veya gövdesine gelerek istek anlamı katar.
Bana sor sevgili kaari, sana ben söyleyeyim
Sonra bir yer bulup oturdum. Hadi bir sigara içeyim dedim
Bunu böyle bilesiniz.
Nereye dikilmek istersen
Söyle seni oraya dikeyim!
3. Gereklilik eki: “-malı-meli”
Fiil kök veya gövdesine gelerek işin olması gerektiği anlamını katar:
Gül tenli, kor dudaklı, kömür gözlü, sürmeli…
Şeytan diyor ki sarmalı, yüz kere öpmeli..
Ya şevk içinde harap ol, ya aşk içinde gönül!
Ya lâle açmalıdır göğsümüzde yahut gül.
Hepsinin üstüne sevda sözleri söylemeliyim
4. Emir kipi eki: -sİn, -İn(İz), -sİnlEr
Fiil kök veya gövdesine gelerek ikinci ve onların aracılığıyla da üçüncü şahıslara emir verilmesini sağlar.
Birinci şahısların emir çekimi olmadığı gibi ikinci tekil şahsın da çekimi olduğu hâlde eki yoktur:
Ağla ağla Sakarya!
Ey vuslat! O aşıkları efsununa ram et!
Ey tatlı ve ulvi gece! Yıllarca devam et!
Bu yazıyı acele yazsınlar!
Alın, bunları da okuyun!
2. ŞAHIS EKLERİ
Şahıs ekleri, fiili şahsa bağlayan; fiildeki işi, kılışı, hareketi yapanı; oluşa ve duruma sahip olanı bildiren eklerdir.
Şahıs eklerinin tekil ve çoğul şekilleri vardır.
Kiplere göre şahıs ekleri değişiklik gösterir; fiil kök veya gövdesinin ünlüyle veya ünsüzle bitişine göre iki çeşit şahıs eki vardır:
1. Şimdiki, gelecek, geniş ve -miş�li geçmiş zamanlarla gereklilik ve dilek kiplerinde kullanılan kişi ekleri:
-İm, -sİn, —, -İz, -sİnİz, -lEr
bilir-im, bilir-sin, bilir, bilir-iz, bilir-siniz, bilir-ler
geliyor-um, alacak-sınız, olmuş-lar, bilmeliy-iz, gide-sin
2. �di�li geçmiş zamanla dilek-şart kipinde kullanılan kişi ekleri:
-m, -n, —, -k, -nİz, -lEr
aldı-m, aldı-n, aldı, aldı-k, aldı-nız, aldı-lar
alsa-m, alsa-n, alsa, alsa-k, alsa-nız, alsa-lar
Emir çekimi de ayrı eklerle yapılır:git-sin, gid-in(iz), git-sinler
Not :Çekim Tablosuna Bakınız:İndirmek İçin Tablo Üzerne tıklayınız.
Fiil Çekim Tablosu
3. OLUMSUZLUK EKİ: “-ma/-me”
Fiil kök veya gövdelerine gelerek olumsuz çekimlerini yapar. Fiilin yapılmadığını, işin olmadığını bildirir. Bütün fillere gelebilir:
Gel-me-di, al-ma-dı, ver-mi-yor, ol-mu-yor, bil-me-meli, söyle-me!, dinle-me!
Bazı durumlarda ekin ünlüsü daralır:Gel-mi-yor, oku-mu-yor, sev-mi-yor…
4. SORU EKİ: “mı/mi/mu/mü”
Soru eki isimlerden ve fiillerden sonra kullanılabilir. Eklendiği kelimeden ayrı yazılır. ünlü uyumlarına girer.
Aldık mı?
Geldi mi?
Okudun mu?
Gördün mü?
Soru anlamının dışında başka görevlerde de kullanılır:
Seçenek sunar:
Alır mı almaz mı bilemem.
Şart, koşul bildirir:
Buraya geldi mi tepesi atıyor.
Derslerine çalıştı mı kazanır.
Yollar kapandı mı gelemez.
Zaman anlamı katar:
Hava bulutlandı mı yola çıkın, dedi.
Buraya geldi mi size de uğrar.
Şaşırma, hayret, beklenmezlik bildirir; ünlem ifade eder:
Bir de onu karşımda görmeyeyim mi!
Aniden babasına rastlamasın mı!
Tehdit, korkutma bildirir:
Sopayı elime aldım mı görürsün.
Fiile kesinlik anlamı katar:
Bakarsın buraya uğrar mı uğrar.
Sizin işinizi yaptı mı yaptı.
5. EK-FİİL
Fiillerin birleşik zamanlı çekimlerini yapmayı sağlar:
�imek� fiilinin ek olarak kullanımıdır. Genellikle bitişik yazılır.
çalışmış i-di-k�çalışmıştık
okuyor i-se�okuyorsa
okuyor i-miş-ler/okuyorlar imiş�okuyorlarmış
-di�li geçmiş zamanın hikâyesi, şartı; -miş�li geçmiş zamanın hikâyesi, rivayeti, şartı; şimdiki zamanın hikâyesi, rivayeti, şartı; gelecek zamanın hikâyesi, rivayeti, şartı; geniş zamanın hikâyesi, rivayeti, şartı; dilek-şart kipinin hikâyesi, rivayeti; istek kipinin hikâyesi, rivayeti; gereklilik kipinin hikâyesi, rivayeti ve şartı ek-fiil alabilir. Bunlar filler konusunda ayrıntısıyla işlenecektir.
İsim Çekim Ekleri
İsimlerin ve isim soylu kelimelerin sonuna gelerek onları diğer isimlere, edatlara, fiillere bağlayan; cümle içindeki görevlerini belirleyen, ait oldukları kişileri belirten ve isimlerin çeşitli durumlarını bildiren eklerdir.
İsim çekim ekleri şunlardır:
1-Hâl ekleri: -i, -e, -de, -den, -in, -ce, -le
2-İyelik ekleri: -m, -n, -i, -si, -miz, -niz, -leri
3-Çoğul eki: -ler
4-Soru eki: mi
5-Ek-fiil: -dir, -idi, -imiş
6-Tamlama ekleri: -in,
7-İlgi zamiri -ki
1. HÂL (DURUM) EKLERİ
İsimleri isimlere, fiillere, edatlara bağlayan, diğer kelimelerle ilişki kurarak isimlerin cümlede görev kazanmasını sağlayan eklerdir.
İsmin hâllerinin başında yalın hâl (nominatif) gelir, ama bu hâlin eki olmadığı için sıralamaya dahil etmedik; isimler konusunda işlenmiştir.
a. -İ Belirtme/Yükleme Hâl Eki
Fiildeki işten, hareketten, eylemden etkilenen varlığı belirtir. Yani bu eki alan isimler cümlede belirtili nesne görevinde bulunur.
ev-i gördüm, kapı-y-ı açtım, okul-u boyadılar, gül-ü koparmayın…
İsmi fiile bağlar.
Çocukları buradan kim alacak?
Babası çocuğu çağırdı.
Şimdi soruları cevaplayın.
Burada kimi bekliyorsunuz?
Türkçede iki tane �i eki vardır:
�i: iyelik eki: (onun) kalem-i
�i: belirtme hâl eki: kalem-i (kim aldı?)
b. -E Yönelme Hâl Eki
İsimleri fiillere, bazen de edatlara bağlar.
Yönelme hâlinde, ismin belirttiği kavrama yöneliş, dönme söz konusudur.
okul-a git, ev-e dön…
Eklendiği kelimelere farklı anlamlar katar ve değişik anlam ilişkileri kurar.
Yönelme, yaklaşma, ulaşma bildirir. Bu eki alan kelimeler cümlede dolaylı tümleç ve yüklem olabilir:
Bugün okula gitti.
Benim itirazım yapılan haksızlığa. (haksızlığadır: yüklem)
Fiyat, araç ile anlamı katar:
Kitabı bin liraya aldı. (karşılığında)
Bu iş kaç paraya olur?
Zaman bildirir, zarf tümleci yapar:
Bu iş sabaha biter.
Haftaya size gelelim.
Yer bildirir:
Bizi karşılamak için kapıya geldi.
İsimleri edatlara bağlar:
Akşama kadar okulda ders çalıştık.
Sabaha karşı varırız.
Yaşına göre ağır bir işte çalışıyordu.
Deyim kurar:
Ağzına geleni söyler.
İşleri yoluna koymak
Başına buyruk.
Başa gelen çekilir.
Çok cana yakın bir çocuktu.
İçin, aitlik, amaç ilgisi kurar:
Bunu size aldık. (sizin için)
Sana bir iyilik düşünüyorlar. (senin için)
Annesini görmeye gitti.
İkilemeler kurarak durum bildirir:
Otobüse nefes nefese yetiştiler.
İki ahbap kafa kafaya vermiş…
�-an, -en� sıfat-fiil ekleriyle birleşerek abartma anlamı veren ikilemeler kurar:
Soran sorana,
geçen geçene,
giden gidene…
Şekilce çekimli fiil olan fakat fiil özelliğini kaybetmiş söz gruplarına gelir:
Geçmiş olsuna gitti. (demeye)
c. -DE Bulunma Hâl Eki
İsimleri fillere bağlar.
ev-de oturma, okul-da öğren, yurt-ta kaldı, devlet-te bulunuyor…
Cümlede dolaylı tümleç, zarf tümleci ve yüklem yapar:
Eski İstanbul’da ne güzel günler yaşanmış. (dolaylı tümleç)
Saat yedide mi gelecekmiş? (zarf tümleci)
Her şey yerli yerinde. (yüklem)
Zaman bildirir:
Okullar bu yıl da eylülde açılacak. (zarf tüml.)
Fiili durum yönüyle niteler:
Suyu bir yudumda içti. (zarf tüml.)
Siz ayakta kaldınız.
Çamaşırları elde yıkıyormuş.
Zaman ve sayı bildiren kelimelere eklenerek ölçü, miktar bildirir:
Yılda yirmi gün izni var.
Haftada bir geliyor.
Yüzde yetmiş başarı vardı.
İkilemeler kurar:
Ayda yılda bir uğrar oldu.
Elde avuçta ne varsa bitti.
Eklendiği kelimeyi sıfat yapar:
Parmak kalınlığında yaprakları var.
Yapım eki görevi görür:
Gözde sanatçılarımızdandı.
Peyami Safa’nın “Sözde Kızlar”ını okudun mu?
Sözde Ermeni soykırımı…
d. -DEn Ayrılma/Uzaklaşma Hâl Eki
İsimleri fillere bağlar.
okul-dan çıktı, ev-den ayrıldı, yurt-tan geliyor, devlet-ten istedi…
Eklendiği kelimeyi dolaylı tümleç yapar; yer, ayrılma, uzaklaşma bildirir:
Ali, evden yeni çıktı.
Birçok seneler geçti dönen yok seferinden.
Edat tümleci ve yüklem de yapar.
Gönüldendir şikâyet. (yüklem)
Bebek gürültüden uyandı (edat tümleci)
Yalnızlıktan sıkıldım. (edat tümleci)
Durum bildirir:
Yağmur hafiften yağıyor.
Ben onu yakından tanırım.
Üstünlük, karşılaştırma bildirir:
Kıldan ince
baldan tatlı
Erzurum�dan soğuk şehir yok.
Bundan iyisi bulunmaz.
Bütünün parçasını, bütünden ayrılmayı ifade eder:
Verilen pastadan bir dilim yedi.
Soruların cevabını sözlerimden çıkaracaksınız.
Canından can vermek istiyordu.
İsimleri edatlara bağlayarak edat grubu ve edat tümleci oluşturur:
Akşamdan beri seni arıyoruz.
Yemekten sonra çayı nerede içeceğiz?
Sebep bildirir:
Soğuktan tir tir titriyordu.
Yorgunluktan uyuyuverdi.
İsim tamlamalarında tamlayan ekinin (-in) yerine kullanılır:
Geçen gün öğrencilerden biri yanıma geldi.
Bu ürünlerden hangisini istediğinizi söyleyin.
Yapım eki özelliği kazanarak eklendiği kelimeyi sıfat yapar:
Sıradan insanlarla düşüp kalkma diyordu.
Sudan sebeplerle buradan ayrılıp gitti.
Toptan satış
Uzaktan akraba
En içten duygular
İkilemeler kurar:
Zavallı çocuk günden güne eriyor.
Baştan başa bizim bu topraklar.
Durumumuz yıldan yıla kötüye gidiyor.
Dünden bugüne ne değişti ki…
Varlıkların neden, hangi maddeden yapıldıklarını bildirir:
Üstüne yünden bir kazak almıştı.
Tahtadan kılıçlarla oynuyorlardı.
Ayı derisinden post; Rus�tan dost olmaz.
Zaman anlamlı kelimelere gelerek zaman anlamı katar:
Bu işi dünden halletmeliydik.
Yarın geceden yola çıkmayı düşünüyoruz.
e. -CE Eşitlik Hâl Eki
İsimlere ve isim soylu kelimelere eklenerek çeşitli anlamlar katar. Türkçe’nin işlek eklerinden biridir. Bu eki alan kelimeler cümlede zarf tümleci ve yüklem olarak kullanılır. Tür olarak da isim, sıfat ve zarf türetir.
ben-ce, okul-ca, yurt-ça, sert-çe…
Gibi, benzerlik anlamları katar:
Çocukça davranışları vardı.
İnsanca hareket etmeliyiz.
Yüklem yapar:
Onun davranışları çok zaman delicedir.
Bakımında, yönüyle anlamı katar:
O sizden kiloca biraz daha düşük.
Akılca birbirinizden farkınız yok.
Göre anlamı katar, edat gibi kullanılır:
Sence bu yaptığın doğru mu?
Bence bu doğru.
Çokluk, abartma anlamı katar:
Evinde yüzlerce kitabı var.
Zaman bildiren isimlere gelerek eşitlik, süresince, boyu anlamı katar:
Bu okulda yıllarca çalıştım dedi.
O gün sizi saatlerce bekledik.
Birliktelik, beraberlik anlamı katar:
Bu kararı sınıfça aldık.
Bugün milletçe sevinçliyiz.
Durum bildirir; zarf tümleci yapar:
Anlatılanları sessizce dinledi.
Düşüncelerini açıkça dile getirdi.
Elazığ’dan gizlice ayrıldık.
Küçültme, sınırlandırma anlamı katar:
Oralarda yaşlıca bir adam dolaşıyordu.
Fatih, büyükçe bir taşı alıp denize atıverdi.
f. -lE Vasıta Hâl Eki
�ile� edatı kaynaklıdır; �i� düşürülerek kullanılır.
Ünlüyle biten kelimelere eklenirken araya y kaynaştırma harfi girer:
masa�masa-y-la.
Ünsüzle biten kelimelere eklendiğinde �la, -le şeklindedir:
kalem�kalemle.
İsim ve isim soylu kelimelere eklenerek değişik anlamlar katar. Bu eki alan kelimeler cümlede zarf tümleci, edat tümleci ve yüklem olarak kullanılır.
Edat tümleci yapar:
Mor bulutlarla açık türbene çatsam da tavan. (edat tüml.)
Durum bildirir; zarf tümleci yapar:
İşi kolaylıkla başardı.
Ayağına gelen topa hızla vurdu.
Babasını sevinçle karşıladı.
Yüklem yapar:O artık bizimledir.
Birliktelik anlamı katar: Öğrencileriyle geziye gitmişti.
Araç, alet bildirir: Arabasıyla evimize kadar getirdi. İğneyle kuyu kazıyorsun.
�ve� bağlacı görevinde kullanılır:
Annemle kardeşim buraya geldiler.
Baki�yle Fuzuli, 16. yy. şairleridir.
Sebep ve zaman bildirir:
Rüzgârın etkisiyle dallar sallandı.
Sonbaharın gelmesiyle soğuklar artmıştı.
Zilin sesiyle yarışma bitti.
g. �(n)İn İlgi Hâl Eki (tamlayan eki)
İsimleri isimlere bağlayarak tamlama kurmaya yarar.
Bu ek birinci tekil ve çoğul şahıs için ��İm� şeklindedir: ben-im, biz-im.
İsimleri isimlere bağlar:
Benim elim kanadı
Kitabın yaprağı yırtılmış.
Yalancının mumu…
Gözlüğün camı…
İsimleri, zamirleri ve sıfat-fiilleri edatlara bağlar:
Bunu senin için yaptım dedi.
İsimleri ve zamirleri fiillere bağlar:
Birincilik ödülü Atilla’nın oldu.
En güzel ve mutlu yıllar sizlerin olsun.
Not: �-dEn� eki tamlayan ekinin yerini tutabilir:
öğrencilerin bazıları�öğrencilerden bazıları
onların biri�onlardan biri
2. İYELİK EKLERİ
İsimlerin ve isim soylu kelimelerin sonuna gelerek onların sahiplerini, ait oldukları kişileri belirten eklerdir. Tamlayansız kullanıldıkları zaman bu eklere iyelik zamirleri de denir.
kitab-ım, kitab-ın, kitab-ı, kitab-ımız, kitab-ınız, kitap-ları
masa-m, masa-n, masa-s-ı, masa-mız, masa-nız masa-ları
su-y[3]-um, su-y-un, su-y-u, su-y-umuz, su-y-unuz, su-ları
ne-y-im, ne-y-in, ne-y-i/ne-s-i, ne-y-imiz, ne-y-iniz, ne-leri
İyelik ekleri isim tamlamasında tamlanana gelir:
Zil, şal ve gül. Bu bahçede raksın bütün hızı…
Şevk akşamında Endülüs üç defa kırmızı…
Aşkın sihirli şarkısı yüzlerce dildedir.
İspanya neşesiyle bu akşam bu zildedir.
Kapının kol-u,
işin baş-ı,
hayvan sevgi-s-i
İyelik ekleri bazen yer bildiren zamirlerden (işaret zamirleri) sonra gelerek belirtme görevlerinde bulunur:
burası, ötesi, şurası…
Sıfatlardan sonra gelerek zamir yapar:doğrusu, böylesi, başkası…
Bazen isimlerle ve sıfatlarla birlikte sevgi ve abartma ifade eder:
Camın İstanbul.
Güzelim çiçekler kurumuş
İyelik eklerinden sonra hâl ekleri gelebilir:
Baba-m-a soracağım.
Kardeş-i-n-i arıyormuş.
-ler ekiyle �i iyelik eki birlikte kullanılarak zaman bakımından genelleme yapılır:
akşamları, sabahları, gündüzleri…
3. İLGİ ZAMİRİ: -ki
İlgi zamiri belirtili isim tamlamalarında tamlananın yerini tutabilir:
benim kalemim�benimki
onun eli�onunki
Türkçede üç tane �ki� vardır: �ki�, �-ki�, �-ki�
a. �ki� Bağlacı
Sadece �ki� biçimi vardır.
Kendinden önceki ve sonraki kelimelerden ayrı yazılır.
Türkçe değil, Farsça bir bağlaçtır ve Türkçe cümle yapısına aykırı olarak kullanılır.
�ki� ile başlayan bir ara cümle asıl cümlenin içinde kısa çizgiler arasında verilebilir:
Bu ezanlar -ki şahadetleri dinin temeli-
Yağmur yağmadı ki mantarlar ortaya çıksın.
Atatürk diyor ki: …
Bir şey biliyor ki konuşuyor.
Ben ki hep sizin için çalıştım.
Sınavı kazanabilir miyim ki…
Baktım ki gitmiş.
b. �-ki� İlgi Zamiri
Ek hâlindeki tek zamirdir.
Eklendiği kelimeye -ki sadece isim tamlamasında tamlayana eklenir- bitişik yazılır ve bir ismin (tamlananın) yerini tutar.
Büyük ve küçük ünlü kurallarına uymaz; sadece �ki şekli vardır:
senin kalemin�seninki, Ali�nin eli�Ali�ninki, onun düşüncesi�onunki…
c. �-ki� Yapım Eki
İsimlere eklenerek yer ve zaman bildiren sıfatlar türeten ektir.
Zaman bildiren kelimelerin sonuna doğrudan eklenirken, yer bildiren sıfatlar türetirken �-dE� hâl ekiyle birlikte kullanılır.
Sadece �ki ve az da olsa �kü şekilleri vardır:
bu yılki sınav, yarınki maç, dünkü film, bugünkü aklım…
masadaki kitaplar, duvardaki saat, evdeki hesap…
4. �lEr ÇOĞUL EKİ
Cins isimlerine gelerek onların çoğul şekillerini yapar.
Kelimeler arasında ilgi kurmaz:
dağlar, fikirler, idealler, öğrenciler, dertler…
Özel isimlere getirildiğinde:
1. Aile anlamı katar; -gil ekinin yerine kullanılır, yapım eki görevinde olduğu için ayrılmadan yazılır
Yarın Ahmetlere gideceğiz.
İzmir�e, amcamlara/dedemlere/teyzemlere gideceğiz. (burada özel isme getirilmemiş.)
Aliler bize gelecekler.
2. Benzerleri anlamı katar, kesme işaretiyle ayırarak yazılır:
Bu millet nice Fatih’ler, Kemal’ler yetiştirecektir.
Bu topraklarda ne Çaldıran�lar, ne Ridaniye�ler yaşandı.
3. Aynı ismi taşıyanları belirtir:
Sınıftaki Ali�ler ayağa kalksın.
Hüseyin�lerin hepsi buraya gelsin.
4. Abartma anlamı katar:
Çalışmak için ta Almanya�lara gitti.
5. Topluluk kavramı bildirir:
Türkler, Yunanlar, Adanalılar, Konyalılar…
Bunların dışında:
-İkilemeler yapar:
Yıllar yılı bekledik.
-Abartma anlamı katar, bazen �bir� kelimesiyle birlikte bu anlamı verir:
Ateşler içinde kıvranıyordu.
O gün dünyalar benim olmuştu.
Valizler dolusu kitapları ne zaman almıştı.
Bir kumaşlar almış, görmelisiniz.
Bir bahçeler var, sözle anlatılmaz.
Bir zamanlar ne kadar şendik.
-Çoğul zamirlere getirilerek tekrar çoğul yapar:Bizler, sizler
-Saygı veya alay anlamı katar:
Dostumuz nedense bizi çağırmamışlar.
Müdür Bey döndüler mi?
-Her anlamı katar:
Akşamları erken yemek yeriz.
Sabahları geç kalkarım.
-�Yaş� kelimesine getirilerek yaşça yaklaşıklık bildirir:
O zaman henüz sekiz yaşlarında idi.
İyelik üçüncü çoğul eki ve şahıs eki ile karıştırılmamalıdır.
Çocuklar (çoğul eki) annelerini (iyelik eki) bekliyorlar (şahıs eki).
5. �mİ� SORU EKİ
Hem isimlere hem de fiillere getirilen bir çekim ekidir:
Gelecek miydin? (fiile)
Sen misin? (isme)
Her zaman kendinden önceki kelimeden ayrı yazılır.
Büyük ve küçük sesli uyumu kurallarına uyar:
Salı mı?Sen mi?O mu?Ölü mü?
Soru ekinden sonra gelen ekler kendisine bitişik yazılır.
Seni çağıran bu çocuk muydu?
Vurguyu kendinden önceki kelimeye aktarır. Yani mi soru ekinden önce gelen kelime vurgulanan kelimedir:
Sular mı yandı? Neden tunca benziyor mermer?
Şakaklarıma kar mı yağdı ne var?
Soru anlamının dışında başka görevlerde de kullanılır:
Pekiştirme görevinde: Güzel mi güzel bir yer burası.
6. EK-FİİL
İsim soylu kelimelerin sonuna gelerek onların yüklem olmasını sağlayan, ek hâlindeki fiildir.
�imek� fiilinin ek olarak kullanımıdır. Genellikle bitişik yazılır.
Dört kipe göre çekimi vardır:
Geniş zaman
-di�li geçmiş zaman
-miş�li geçmiş zaman
Şart kipi
1. Geniş zaman
İsim soylu kelimelere kişi ekleri getirilerek yapılır. Bunlar geniş zaman eklerinin yerini tutar. Üçüncü kişilere �-dİr� eki getirilir.
�insanım, insansın, insan(dır), insanız, insansınız, insan(dır)lar�
Ben bir küçük kelebeğim.
Ü stümüze doğan bir güneşsin sen.
Her taraf bugün bir başka güzel(dir).
Bu ek fiillere getirildiğinde kesinlik veya olasılık anlamı katar.
Ulaş şimdi tatil yapıyordur. (olasılık)
Bu durumda işe gitmeyecektir. (kesinlik)
2. -di�li geçmiş zaman
Ek-fiilin bilinen geçmiş zaman çekimi, kavramların ve varlıkların bilinen geçmişteki durumuna şahit olunduğunu gösterir.
�idim, idin, idi, idik, idiniz, idiler�
Bir güzelin hayranıydım. �hayranı i-di-m
Dün daha heyecanlıydın. �heyecanlı i-di-n
Merhametli biriydi. �biri i-di
3. -miş�li geçmiş zaman
Ek-fiilin bilinmeyen (öğrenilen) geçmiş zaman çekimi, kavramların ve varlıkların öğrenilen geçmişteki durumunun başkasından duyulduğunu anlatır.
�imişim, imişsin, imiş, imişiz, imişsiniz, imişler�
Suçlanan ben-miş-im. � ben imişim
Meğer sen ne çalışkan-mış-sın. � çalışkan imişsin
Adam yirmi yıldır evine hasret-miş. � hasret imiş
4. Şart
Eklendiği isimlerle yancümlecik kurar ve temel cümlenin şartını bildirir. Bazen karşılaştırma anlamı da katar.
�isem, isen, ise, isek, iseniz, iseler�
Elbise ucuzsa hemen alalım. �ucuz ise
Maaşlar düşük, giderlerse oldukça fazla. �giderler ise (karşılaştırma)
Dikkat!
Ben iyi bir okurum. Ek-fiilin geniş zamanı
Hep iyi kitaplar okurum. Şahıs eki
Benim okurum anlayışlıdır. İlgi eki ve iyelik eki
Öğrenciydi ek-fiil çekimi
Uyuyordu birleşik çekim
Öğrenciymiş ek-fiil
Uyuyormuş birleşik zaman
Öğrenciyse ek-fiil
Uyuyorsa birleşik zaman
Not: Ek-fiilin olumsuzu ek-fiilden önce �değil� kelimesi getirilerek yapılır:
birinci değilim, değildim, değilmişim, değilsem
7. TAMLAMA EKLERİ
Bu eklerden tamlayan eki (ilgi eki: -in: kalem-in), isim hâl eklerinde; tamlanan eki (-i: uc-u) de iyelik eklerinde anlatıldığından burada tekrarına lüzum görülmedi.
turkceciler.com

